Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16885 E. 2026/5789 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16885
Karar No
2026/5789
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/565 E., 2022/975 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil araçlarının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "24.12.2014, 09.12.2014" yerine "24.12.2014" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesi bulunmaması karşısında, indirim oranı hususunda yanıltılmış sayılamayacağı cihetle Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uygulandıktan sonra 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesinin uygulanması gerekirken, ilgili kanun maddelerinin uygulama sırası hatalı tatbik edilmiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri tatbik edilmek suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, daha önce asıl ve birleşen dosya kapsamında verilen hükümlere ilişkin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi kapsamında sanığın kazanılmış hakkının bulunmayacağı gözetilmeden, Mahkemece, hükmün eski hükümden daha ağır olamayacağından bahisle "4 yıl hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" dair karar verilmiş ise de, yine aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın ve malen sorumlu ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesindeki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamında kayıt maliki malen sorumlu ...'ın, nakil aracını suçta kullanılması için bilerek sanığa verdiği yönünde delil bulunmadığı gözetilerek, suçta kullanılan 34... plakalı nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 4 yıl hapis ve 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği 500 gün adlî para cezasının günlüğü takdiren 20,00 TL den 10.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve ana dosya yönünden suçta kullanılan 25... plakalı nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanık ve katılan malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; Hükmün malen sorumlu ... adına kayıtlı nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "suçta kullanılan ... plakalı aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olduğu anlaşıldığından, aracın trafik sicilindeki şerhin kaldırılması suretiyle hak sahibi katılan malen sorumlu ...'a iadesine" ibaresinin eklenmesi ile hükmün kazanılmış hakka ilişkin (D) bölümünde yer alan “...sanığın ……. … CEZALANDIRILMASINA,” bölümünün çıkartılarak, yerine "1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 4 yıl hapis ve 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği 500 gün adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00 TL den 10.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına,” ifadesinin eklenmesi ve ana dosya yönünden suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının müsaderesine ilişkin hükmün "13/1-b maddesinde düzenlenen" ibaresinin çıkartılarak yerine 5607 sayılı Kanun'un ibaresinden sonra gelmek üzere "13/1 maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16885, K. 2026/5789, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16885-e-2026-5789-k-d761569ab783