Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3371 E. 2026/5948 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3371
- Karar No
- 2026/5948
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1429 Esas, 2023/1231 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2023 tarihli ve 2022/338 Esas, 2023/180 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.06.2023 tarihli ve 2023/1429 Esas, 2023/1231 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılanın talepleri doğrultusunda kendisine teslim edilip icra takibi yapılması kararlaştırılan kıymetli evrağa ilişkin icra işlemlerini başlattığına ancak yerine getirdiği avukatlık faaliyetlerine ilişkin katılandan ödeme alamadığına, katılanın senedin takibe konulduğu tarihten 10 yıl sonra şikayetçi olmasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğine, diğer iki senet yönünden ise alacaklının borca batık olması nedeniyle katılanla sanığın anlaşmaya varması sonucu işlem yapılmadığına, sanığın görevinin gereklerini yerine getirdiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın alacaklısı olduğu 24.09.2011 düzenleme tarihli ve 100.000,00 Türk lirası bedelli, 15.10.2011 vade tarihli ve 20.000,00 Türk lirası bedelli, 15.09.2012 vade tarihli ve 15.000,00 Türk lirası bedelli senetlere istinaden icra takibi başlatmak üzere .... Noterliğince düzenlenen 19.12.2012 tarihli vekâletname ile vekilliğini üstlenip masraflara mahsuben 1.000,00 Türk lirası aldığı hâlde 24.09.2011 keşide tarihli ve 100.000,00 Türk lirası bedelli senet ile 15.10.2011 vade tarihli ve 20.000,00 Türk lirası bedelli senede istinaden icra takibi başlatılması hususunda şikâyet tarihine kadar gereğine tevessül etmediği, 15.09.2012 vade tarihli ve 15.000,00 Türk lirası bedelli senede istinaden ise faiziyle birlikte toplam 15.934,93 Türk lirası olan alacağın tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2013/449 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, 08.05.2013 tarihli haciz talebinden sonra alacağın tahsiline yönelik hiçbir talepte bulunmayarak dosyanın 2014 yılında işlemden kaldırılmasına neden olduğu şeklinde oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi nedenleriyle istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi gereği İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.