Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/995 E. 2026/8730 K. – İhmali Davranışla
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/995
- Karar No
- 2026/8730
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/977 Esas, 2025/1169 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/236 Esas, 2024/353 sayılı Kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak suretiyle sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2025/977 Esas, 2025/1169 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmak suretiyle sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Dava konusu olan icra dosyaları için katılandan dosya masrafı ve vekalet ücreti almadığına, ilgili dosyalarda katılanı temsil eden başka vekillerin de bulunduğuna, katılanın herhangi bir zararın bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür. Sanığın adli sicil kaydında yer alan Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 tarihli ve 2008/402 Esas, 2009/407 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/1. maddesi uyarınca yeniden ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması bakımından mahallinde işlem yapılması mümkün bulunmuştur. Karar başlığında suç tarihinin "18.11.2013" yerine "21.05.2013" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, eleştirilen hususlar dışında, hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.