Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/2076 E. 2026/8660 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2076
- Karar No
- 2026/8660
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1303 Esas, 2025/1519 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; ... Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında tefecilik suçundan verilen 06.07.2023 tarihli mahkumiyet hükmünün Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 17.04.2025 tarihli mahkumiyet hükmünün kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükümlerin ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece ... Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli ve 2024/265 Esas, 2025/188 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 750 gün karşılığı 22.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanığın istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.03.2025 tarihli ve 2025/1303 Esas, 2025/1519 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi gereğince hüküm fıkrasının A-2 ve A-5 bentlerinin hükümden çıkarılarak sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 arttırım yapılarak 2 yıl 6 ay hapis ve 625 gün karşılığı 18.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suçtan zarar görenlerin iddialarının gerçek dışı olduğuna, ...'ün ... İcra Müdürlüğünün 2015/932 sayılı dosyasında takibe konu bononun tefecilik nedeniyle verildiği iddiasına karşı başkaca para alışverişi iddiası olmamasına rağmen İcra Dairesinin 2016/557 sayılı dosyasına konu bonoyu vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ...'in ilk bonoyu açık olarak verdiğini iddia etmesine rağmen daha sonra 80.000 TL'lik bonoyu kendi el yazısı ile doldurmak suretiyle vermesi nedeniyle suçlamanın ithamdan öteye geçmediğine, 2015/932 sayılı icra dosyasında ...'in maaşından yıllarca kesinti yapıldığı gibi 2016/557 sayılı dosya borcunun da ödenmiş olması ve icra takiplerinden 8 yıl sonra şikayet bulunulması da dikkate alındığında kazanç sağlamak amacıyla borç para verdiğine dair somut delil bulunmadığını, ...'un, ...'in isteği üzerine şikayetçi olduğuna, dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğine, atılı suçu işlemediğinden usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.