Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4406 E. 2026/4326 K.
Konu: Sahte Belge Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4406
- Karar No
- 2026/4326
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/203 Değişik iş SUÇ : Sahte belge kullanma KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 08.03.2024 tarihli ve 2023/297707 Soruşturma, 2024/... Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2024/233 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/203 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.03.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-18212-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11176 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11176 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/08/2023 tarihli ve 2023/... soruşturma, 2023/45228 esas, 2023/33690 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/08/2023 tarihli ve 2023/... iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2024 tarihli ve 2024/203 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/08/2023 tarihli kararı ile iddia edilen eylemlerin vergi suçu raporu ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının mütalaa beyanı ile örtüşmediği, karşıt firma yetkililerinin dinlenmediği, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında ...Kaçakçılığı-1 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/06/2022 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 16/06/2022 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Şüpheli hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.08.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/45228 Esas sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.08.2023 tarihli ve 2023/... İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan, ".. İddianame, vergi suçu raporu ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın mütalaa beyanının uyuşmadığı, şöyle ki; vergi suçu raporunda sahte belge kullanma eyleminin yer aldığı, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın mütalaa beyanında da sahte belge kullanma eyleminden cezalandırılma talep edildiği, buna karşın iddianame de sahte belge düzenleme ve defter ve belgeleri ibraz etmeme eylemlerinden kamusal istemin gündeme geldiği, iddia edilen bu eylemlerin vergi suçu raporu ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın mütalaa beyanı ile örtüşmediği görülmektedir. Şüpheli şahsın suça konu yapılan faturaların reel bir ilişki karşılığı olduğuna dair ifadesi karşısında CMK'nın 160 maddesinde yer alan lehe delil toplama yükümlülüğüne muhalefet edilerek karşıt firma yetkililerinin dinlenmediği, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığı görülmektedir. Vergi tekniği raporunda şüpheli şahsın matrah arttırımında bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşın; 12.03.20 23... sayılı RG de yayımlanarak yürürlüğe giren 7440 sayılı Kanun'un 9/1-a-b maddeleri gereği 31.07.2023 tarihine kadar taksit ödeme noktasında hiç bir araştırma yapılmamıştır. Şayet yapılandırma varlığı ve taksit ödeme halinde zamanaşımının işlemeyeceği (7440 sayılı kanun madde 9/14) ve taksitlerin sonucunun beklenmesi gerektiği 7394 sk madde 4 gereği belirtilen bedellerin soruşturma aşamasında ödenmesi halinde şüpheli lehine kovuşturma aşamasından farklı olarak 1/2 oranında lehe indirim öngörülmüş olup soruşturma makamınca bu husus gözden kaçmış olup matrah arttırımı yahut yapılandırma başvurusunun olması halinde soruşturma evresi taksit ödemelerinin neticelenmesine kadar beklemesi gerekip bu husus soruşturma makamınca gözden kaçmıştır. Bu eksiklikler mucibince; iddianamenin 5271 sayılı CMK'nın 174/1-b maddesi gereği İADESİNE karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle iadesine karar verilmiş, bu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. İddianamenin iadesi kararı sonrası, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, şüpheli hakkında düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve 2023/297707 Soruşturma, 2024/... Esas sayılı iddianamesinin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2024 tarihli ve 2024/203 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan, "..Tanzim edilen ilk iddianamenin iade edildiği ve ilk iade kararından belirtilen eksiklikler giderilmeden tekrardan iddianame tanzim edilemeyeceği fakat ilk iade kararından sonra hiç bir işlem yapılmadan tekrardan iddianame tanzimi yoluna gidilerek açıkça 5271 sk md 170/4'e muhalefet edildiği anlaşılmakla.." gerekçesiyle ikinci kez iadesi karar verilmiş ve bu karara yönelik itirazın da merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/203 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
5. 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere; "...iddianamenin iadesini düzenleyen bu maddeye göre, davaya bakacak olan mahkeme kamu davasının açılması için delillerin yeterli şüpheyi ortaya koymasına karşın, iddianamede bazı fazla önemli olmayan noksanlık saptarsa, örneğin şüphelinin açık kimliğinin belirtilmemesi, uygulanması gereken kanun maddesinin gösterilmemesi, bütün delillerin mahkemeye verilmemiş olması ve benzeri gibi, iddianameyi tamamlaması için Cumhuriyet savcılığına geri verilmesine karar verecektir. Geri verilme nedenleri maddede dokuz ayrı bentte gösterilmiştir. Bunun üzerine Cumhuriyet savcısı eksikleri tamamlayarak aynı iddianameyi veya gerekiyorsa yeniden düzenleyeceği iddianameyi mahkemeye sunacaktır. Amaç, davanın bir duruşmada sonuçlanmasını sağlayacak alt yapıyı oluşturmaktır..." Bu kapsamda iddianamenin iadesi kararı üzerine, Cumhuriyet savcısının izleyebileceği iki yol bulunmaktadır; bunlardan ilki, iade kararında belirtilen eksiklikleri giderdikten, hatalı noktaları düzelttikten sonra yeniden iddianame düzenlemektir. Eksiklik ve yanlışlıklar giderildikten sonra artık mahkeme, yeni ve başka sebeplere dayanarak yeniden iddianamenin iadesine karar veremez. İkinci yol ise, iade kararına karşı itiraz kanun yoludur. İtiraz merciinin kararı kesin olduğundan, Cumhuriyet savcısını da mahkemeyi de bağlayıcı niteliktedir. İddianamenin iadesi kararı, kesinleşmiş olmak koşuluyla, Cumhuriyet savcılığını bağlayıcı, kesin nitelikte bir karar niteliğinde olup, gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. İddianamenin iadesinin en önemli sonucu; kamu davasının açılmasına, bir başka ifade ile kovuşturma evresine geçilmesine engel oluşudur. Cumhuriyet savcısı, iddianame iade edildikten sonra yapacağı soruşturmada, yeni deliller elde etmesi veya başka şüphelilerin varlığını belirlemesi halinde, başka suç ve şüphelilere yer vereceği gibi, yapacağı soruşturma sonucunda elde ettiği bilgiler ışığında kovuşturmaya yer olmadığına da karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.08.2023 tarihli ve 2023/... Soruşturma, 2023/45228 Esas sayılı iddianamenin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.08.2023 tarihli ve 2023/... İddianame değerlendirme sayılı kararı ile suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan düzenlendiği gerekçesiyle iadesine ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine; iade kararının bağlayıcı gerekleri yerine getirilmeden ve dosyaya yeni bir delil de ikame edilmeden, aynı eylem nedeniyle ikinci kez düzenlenen iddianamenin, aynı sebeple iadesine ilişkin karar ile iş bu karara vaki itirazın reddine dair inceleme konusu mercii kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.