Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1677 E. 2026/7054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1677
- Karar No
- 2026/7054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1026 E., 2025/1708 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan kurulan hükme yönelik olarak) 2. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında) 3. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince; 1. Sanıklar ... ve ...'nın değişen suç vasfına göre uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetlerine, 2. Sanıklar ..., ... ve ... uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, Karar verilmiştir. B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 4. Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 37/2. maddesi uyarınca dolaylı fail olduğuna, 5. Sanığın eyleminin uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturmadığına, 6. Sanık hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken daha yüksek oranda indirim yapılması gerektiğine, 2. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında TCK'nın 188/4 ve 188/5. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 1. Ceza muhakemesi hukukunda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. CMK'nın 225. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” hükmü gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemeye göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda; incelemeye konu suça ilişkin düzenlenen 24.07.2024 tarihli iddianamenin içeriğinde, suça konu eylemlerin "uyuşturucu maddeyi vücut boşluklarında taşımak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri" şeklinde anlatıldığı; uyuşturucu madde ithal etme suçuna ilişkin anlatım bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek yargılamaya konu eylemlerle ilgili CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için müşterek faillerin "aynı yönde" ve "aynı iştirak iradesi ile" hareket etmeleri ve "fiil veya fiiller üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi" gerektiği, somut olayda ise sanıkların uyuşturucu maddeleri nakletme konusunda
maddelerin sahibi olduğunu beyan ettikleri ... isimli şahısla ayrı ayrı anlaştıkları ve bu anlaşma doğrultusunda her sanığın kendi hesabına hareket ettiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin “üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte" işlendiğinin sabit olmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Ceza muhakemesi hukukunda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunması gerekmektedir. CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. CMK'nın 225. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” hükmü gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemeye göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda; incelemeye konu suça ilişkin düzenlenen 24.07.2024 tarihli iddianamenin içeriğinde, suça konu eylemin "uyuşturucu maddeyi vücut boşluğunda taşımak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği" şeklinde anlatıldığı; uyuşturucu madde ithal etme suçuna ilişkin anlatım bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu da gözetilerek yargılamaya konu eylemle ilgili CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde uyuşturucu maddeleri ... ... isimli kişiden aldığını beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'ın suçu açıklığa kavuşturan ikrar içerikli beyanları ile sanık ...'ın telefonunda uyuşturucu maddelerin sahibi olduğu beyan edilen ... isimli kişi ile olan yazışmaların 19.03.2025 tarihinde tespit edilmesinin akabinde uyuşturucu madde ithal etme suçunun ortaya çıktığı, sanığın 17.04.2025 tarihli mahkeme ifadesinde uyuşturucu maddeleri İran'da ... isimli kişiden alıp Türkiye'ye getirdiğini söylemesinin 5237 sayılı TCK'nın 192/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmü kapsamında değerlendirilmek suretiyle sanık hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübûtuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için müşterek faillerin "aynı yönde" ve "aynı iştirak iradesi ile" hareket etmeleri ve "fiil veya fiiller üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi" gerektiği, somut olayda ise sanıkların uyuşturucu maddeleri nakletme konusunda maddelerin sahibi olduğunu beyan ettikleri ... isimli şahısla ayrı ayrı anlaştıkları ve bu anlaşma doğrultusunda her sanığın kendi hesabına hareket ettiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin “üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte" işlendiğinin sabit olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübûtuna, delillerin değerlendirilmesine, arama işleminin hukuka uygun olduğuna ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık ...'nın yakalanma tarihinden itibaren istikrarlı bir şekilde; sanık ...'ın ise telefonundaki yazışmaların tespit edildiği 19.03.2025 tarihinden önce mahkeme aşamasında bahse konu uyuşturucu maddeleri İran'dan alıp Türkiye'ye getirdiklerini söylemek suretiyle ithal suçunu kendi
beyanlarıyla ortaya çıkardıklarına ve haklarında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine dair takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için müşterek faillerin "aynı yönde" ve "aynı iştirak iradesi ile" hareket etmeleri ve "fiil veya fiiller üzerinde aynı amaç doğrultusunda en az üç sanığın iradesinin birleşmesi" gerektiği, somut olayda, sanıkların ayrı ayrı uyuşturucu maddelerin sahibi olduğunu beyan ettikleri ... isimli şahıs ile metamfetamin nakletme yönünde anlaştıkları ve bu anlaşma doğrultusunda her sanığın kendi hesabına hareket ettiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin “üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte" işlendiğinin sabit olmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a,b maddesi uyarınca Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.