Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/9919 E. 2026/6955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9919
- Karar No
- 2026/6955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1034 E., 2024/463 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 09.11.2014 - 05.09.2015 - 27.09.2023 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; bozmaya uyulduğu ancak, 1. Sanığın yargılama konusu 09.11.20 14... .09.2015 tarihli eylemleri yönünden yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Dairemizin 26.09.2023 tarihli 2020/21330 Esas ve 2023/8101 Karar sayılı bozma nedeni gözetilerek yapılan incelemede, suç tarihi olan 09.11.2014 ve ihlal kabul edilen 05.09.2015 eylem tarihlerinden; 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak iddianamenin düzenlendiği tarih olan 10.11.2023 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle 09.11.2014 tarihli eylem ve bozma öncesi ihlal kabul edilen 05.09.2015 tarihli eylemler yönünden İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, DÜŞMESİNE,
2. (1) nolu bozma nedenine göre; sanığın 15.11.2023 tarihli Birleştirme Kararı ile incelemeye konu dosya ile birleştirilerek hakkında hüküm kurulan, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2024 tarihli iddianamesine konu, 27.09.2023 tarihli eylemi yönünden, sanık hakkında 09.11.2014 tarihli suç nedeniyle, zamanaşımı süresinin dolduğu ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında bu suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanığın 23.02.2024 tarihli eyleminden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydının bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla
açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan dosyada dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.