Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4416 E. 2026/4593 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4416
- Karar No
- 2026/4593
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/749 Değişik iş SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.08.2024 tarihli ve 2024/110243 Soruşturma, 2024/54558 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2024 tarihli ve 2024/1068 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2024 tarihli ve 2024/749 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.08.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-27512-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11158 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11158 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/08/2024 tarihli ve 2024/110243 soruşturma, 2024/54558 esas, 2024/42059 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2024 tarihli ve 2024/1068 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/08/2024 tarihli ve 2024/749 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2024 tarihli kararında yer alan "...1-Şüphelinin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ne olduğu,
2-Şüpheliden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması gerektiği,
3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden sanıktan sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi,
4-Şirketin kuruluşu ve sahte olduğu iddia olunan faturalar üzerinde imza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya savcılığınızca alınan örneklerin inceleme yapılmak ve şüpheli savunmasını denetlemek üzere bilirkişiye gönderilmesi gerektiği,
5-Bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınmadan iddia sahibi kurumun tek taraflı suç duyurusuna istinaden ve yeterli araştırma yapılmadığı.." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nın 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 20/03/2024 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve 01/04/2024 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir.
3. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.08.2024 tarihli ve 2024/1068 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 20.03.2024 tarihli ve 2024-(2014-1-591)/13 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 1...3 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... Reklam Oto İnşaat Metal Ltd. Şti yetkilisi olan şüphelinin, 2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile 2020 yılında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin Cumhuriyet savcılığında 22.05.2024 tarihinde alınan ifadesinde; şirketi daha önce duymadığını, kimseye vekalet vermediğini, herhangi bir yere imza atmadığını, defter belgelerden, tebligattan ve düzenlenen sahte faturalardan haberinin olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, şüphelinin şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin karar vermek gerekmiştir.
5. 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar. Son günü malî tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır" ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz." hükmü gereğince; 14.07.2020 tarihli isteme yazısı ile şüpheliden 2019 dönemine ait defter ve belgelerin istenildiği anlaşılmakla; bu hususun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.