Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4420 E. 2026/4590 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme Ve Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4420
Karar No
2026/4590
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme Ve Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 Değişik iş SUÇ : Sahte belge düzenleme ve kullanma KARAR : İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05.04.2024 tarihli ve 2023/214492 Soruşturma, 2024/29189 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2024/320 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/224 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.05.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-18204-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10999 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10999 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/04/2024 tarihli ve 2023/214492 soruşturma, 2024/29189 esas, 2024/22411 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2024 tarihli ve 2024/320 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2024 tarihli ve 2024/224 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/04/2024 tarihli kararı ile şüpheli şahsın vekalet verdiği kişilerin tespit edilmediği, şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınmadığı, tarh dosyasının incelenmediği, faturalar üzerinde aidiyet incelemesi yapılmadığı, e- tebligat formunun celp edilerek kim tarafından alındığının araştırılmadığı, fatura muhatabı kimselerin dinlenmediği ve bu kimselerin haklarında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, karşıt inceleme raporu alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nın 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,

Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;

Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek ve defter, kayıt ve belgelerin gizlenmesi suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 12/06/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, 08/06/2023 tarihli vergi inceleme raporu ile 23/06/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu gibi, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,

b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir.

3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2024 tarihli ve 2024/320 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında 20 18... takvim yıllarında sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesine uygun olduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/224 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/4420, K. 2026/4590, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-4420-e-2026-4590-k-577be77e6630