Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/6819 E. 2026/8430 K. – Görevi Kötüye

Konu: Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6819
Karar No
2026/8430
Karar Tarihi
Konu
Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/2540 Değişik iş SUÇ : Görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2025 tarihli ve 2025/10332 Soruşturma, 2025/8922 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2025 tarihli ve 2025/2540 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.04.2025’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 04.05.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2026 tarihli ve KYB-2026/72009 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde özetle, şüpheli banka yetkililerinin mahkeme ilamının gereğini yerine getirmedikleri, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına yönelik olarak istenilen şirkete ait banka kayıtlarını birden fazla yazışmaya rağmen icra dairesine göndermedikleri, eksik belge gönderdikleri, banka yetkililerinin şirkete ait banka kayıtlarını icra dairesine göndermeyerek görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle müştekinin mağduriyetine neden olduğu ve bu sebeple 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet ederek görevlerini kötüye kullandıkları iddia edilen olayda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli ve 2023/1147 esas, 2024/275 sayılı kararıyla, müşteki ...'ün davacı sıfatıyla talepte bulunduğu, ... ... Şirketi'nin kuruluştan itibaren şirket bilançosu, kuruluştan itibaren gelir-gider tablosu, kuruluştan itibaren banka hesap hareketleri, şirketin Almanya'da bulunan şubesi ile ilgisi para transferlerini gösterir kayıt ve belgeler, kuruluştan itibaren vergi beyannameleri, şirket pay defteri, şirket yönetim ve genel kurul karar defterleri, şirkete ait taşınmaz ve araç kayıtları, şirket merkezine ait kira sözleşmesi ve şirket vergi levhasının ... veya ... ya da muhasebeci eşliğinde incelenmesi konularında davacının bilgi alma hakkının kullandırılmasına karar verildiği ve kesinleşen kararın infazı için İcra Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, mevcut başvuru üzerine İcra Müdürlüğünce ...isimli bankaya müzekkereler yazılıp gerekli tekitler yapılarak mahkeme kararı doğrultusunda mevcut bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendiği, yapılan yazışmalara rağmen anılan banka tarafından istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmediği anlaşılmakla, öncelikle şüphelilerin tespit edilerek olaya ilişkin beyanları alınıp, soruşturmaya konu icra dosyasının ve mahkeme dosyasının getirtilip incelenerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Banka görevlileri olan şüphelilerin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli ve 2023/1147 Esas, 2024/275 Karar sayılı ilamı gereğince, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına yönelik olarak icra dairesi tarafından istenilen ... ... Şirketine ait banka kayıtlarını birden fazla yazışmaya rağmen göndermedikleri, eksik belge gönderdikleri, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle şikayetçinin mağduriyetine neden oldukları iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucunda; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2025 tarihli ve 2025/10332 Soruşturma, 2025/8922 sayılı Kararı ile suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2025 tarihli ve 2025/2540 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.

Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2021 tarihli ve 2020/5-337 Esas, 2021/162 sayılı Kararında açıklandığı üzere, görevi kötüye kullanma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 40/2. maddesi uyarınca özgü suç olup bu suçun kamu görevlisi tarafından işlenebileceği, ...... Bankası A.Ş.'nin özel hukuk statüsüne tabi anonim şirket olması nedeniyle ceza hukuku uygulamasında "kamu görevlisi" sayılmayan ve "kamu görevlisi gibi" cezalandırılması olanağı bulunmayan adı geçen ... bankasının ... Şubesinde görev yapan şüphelilerin, şikayete konu eylemlerinin sübutu halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen emre aykırı davranış kabahatini oluşturacağı ve Cumhuriyet Başsavcılığınca Kabahatler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verildiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi farklı gerekçeyle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2025 tarihli ve 2025/2540 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/6819, K. 2026/8430, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-6819-e-2026-8430-k-0d1ec47f29f5