Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5902 E. 2026/4955 K. – Kamu Görevlisini
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5902
- Karar No
- 2026/4955
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1167 Değişik İş SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen, 24.11.2023 tarihli ve 2023/191879 Soruşturma, 2023/60958 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/270 İddianame Değerlendirme Sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/1167 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2024/33 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137541 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137541 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... hakkında aynı eylem nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2022 tarihli ve 2019/88079 soruşturma ve 2022/44710 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, bu kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından elektronik imza ile imzalanmasını müteakip Cumhuriyet Başsavcısı tarafından iade edilmesi üzerine anılan Başsavcılık tarafından 24/11/2023 tarih ve 2023/191879 soruşturma numaralı iddianame ile açılan kamu davasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/88079 soruşturma sayılı dosyasından verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararının usulüne uygun kaldırılması ve soruşturma dosyası içerisinde suçun delilleri ile ilgisi bulunmayan bilgi ve belgelere yer verildiğinden bahisle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2021 tarih ve 2021/166 sayılı iddianamenin iadesine karar verilmesi üzerine yapılan itiraz sonucunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2023 tarih ve 2023/1167 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, 1- 25/06/2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile 5235 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son fıkrasında yer alan, “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15/10/2018 tarihli ve 2018/3667 esas, 2018/6665 karar sayılı ilâmında ve yine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/9960 esas, 2021/12771 sayılı ilâmında yer alan " ... Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5325 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hale geldiği anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden durma kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir ... " şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında, Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, adlî idarî nitelikte olup, taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmeleri yapılmadıkça geri alınmaları mümkün olduğundan ve Cumhuriyet başsavcısının da söz konusu kararlarda değişiklik yapılmasını isteme hakkı bulunduğundan yapmış olduğu iade işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki belirtilen kararın Cumhuriyet başsavcısı tarafından 11/04/2022 günü iade edilmesi sonrasında taraflara tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği ve kesin hükmün niteliğine benzer sonuçları da doğurmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5235 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hâle geldiği gözetilmeden, 2- 5271 sayılı Kanun'un 170/4 . maddesinde yer alan "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez." şeklindeki düzenleme gereğince, düzenlenen iddianamede şüphelinin üzerine yüklenen suça ilişkin olayların, olgularla ele alınarak delillerle ilişkilendirdiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun aksinin kabulünün Cumhuriyet başsavcılıklarının görüşlerine aykırı şekilde karar vermeye zorlanması anlamına gelebileceği, bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin usulüne uygun olduğu gözetilemeden, İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." Şeklindedir.
3. Karar tarihinden önce, 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) "Cumhuriyet başsavcısının görevleri" başlıklı 18. maddesi; "Cumhuriyet başsavcısının görevleri şunlardır: 1. Cumhuriyet başsavcılığını temsil etmek, 2. Başsavcılığın verimli, uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, iş bölümünü yapmak, 3. Gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak, 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının; ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde görevli Cumhuriyet başsavcıları, Cumhuriyet başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. Asliye ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. (Ek fıkra:17/6/2021-7328/2 md.) Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir." Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Şüpheli hakkında, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılması talebiyle düzenlenen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2023 tarihli ve 2023/191879 Soruşturma, 2023/60958 Esas sayılı iddianamesinin, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/270 İddianame Değerlendirme Sayılı kararında yer alan, "...CMK'nın 174/4 maddesi gereğince; "Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir." Mahkememizin 15/09/2023 tarihli 2023/213 İddianame değerlendirme numaralı kararında mezkur iddianamenin "Şüpheli hakkında 2019/88079 Soruşturma numarasında resmi belgede sahtecilik suçundan 07/04/2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Söz konusu karar kaldırılmadan aynı şüpheli hakkında aynı suçtan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın UYAP sisteminden ve fiziki incelenmesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca da görüldü aşamasında iadeye dair bir evraka da rastlanmamıştır. Şüpheli hakkında 2019/88079 Soruşturma numarasında resmi belgede sahtecilik suçundan 07/04/2022 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar CMK'da belirtilen usule göre kaldırıldıktan sonra dava açılması gerektiğinden, CMK 170 vd. Maddelerince, Şüpheli hakkında sahte düzenlediği iddia olunan ve adli emanete alınan; 07.02.2014, 23.05.2014, 06.06.2014, 25.07.2014, 05.09.2014, 05.01.20 18... .11.2018 tarihli Bilge İş Merkezi Camii yardım toplama tutanakları dışında, soruşturma dosyasında bir çok fatura, makbuz tutanağın/fotokopinin bulunduğu görülmüştür. Yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmemesi gerektiği..." şeklindeki gerekçeyle iadesine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik itirazının, merci İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/1167 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
5. 5235 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca; Cumhuriyet Başsavcısının, Cumhuriyet Savcıları üzerinde Kanun'dan kaynaklanan denetim ve gözetim yetkilerinin bulunduğu, bu kapsamda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararların görüldü işlemini yapmanın da yetki ve görevleri arasında olduğu, Cumhuriyet Savcısının işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığı adına yapıldığı ve Mahkeme karşısında tekil olarak her bir Cumhuriyet Savcısının değil, Cumhuriyet Başsavcılığının bir bütün olarak değerlendirildiği, yapılan işlemlerin de Cumhuriyet Başsavcılığının bütünlüğü içerisinde gerçekleşen işlemlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Cumhuriyet Savcısı tarafından gönderilen karar üzerinde Başsavcı tarafından yapılacak "görüldü" işleminin, kararın kurucu unsurlarından olmamakla birlikte, kesinleşmesi yönünden tamamlayıcı asli bir unsur olarak değerlendirilmesi nedeniyle "görüldü" yapılmadan kararın kesinleşmesinin söz konusu olmadığı, Cumhuriyet Başsavcısının, Cumhuriyet Savcısının kararı üzerinde esasını değiştirmeye yetkili bir makam gibi red işlemi yapamayacağı, ancak kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayabileceği, bu aşamada kararın niteliğinin değişmesi söz konusu olmadığı gibi yetkinin de halen Cumhuriyet Savcısına ait olduğu kabul edilmektedir.
6. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, o yer Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından yeniden değerlendirme yapılmak üzere iade edilmesini müteakip, soruşturmaya devam olunarak ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheli hakkında atılı suçtan cezalandırılmaları talebiyle iddianame düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmadan yeniden kamu davası açılamayacağından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ve bu karara yönelik itiraz da reddedilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcının gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle taraflara tebliğ edilmeyen kararın henüz hukuken varlık kazanmadığı; yine toplanan deliller ışığında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesi uyarınca iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklandığı, yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmediği anlaşılmakla, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/1167 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.