Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/6418 E. 2026/10840 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6418
- Karar No
- 2026/10840
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/3 49... /219 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 125/4, 62... /2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/349 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.04.2026 gün ve 2026/46497 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan "(1)Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden müşteki ... 'a yönelik ''... sen bi pkklısındır sen bi oruspu cocusundur' şeklindeki paylaşımı nedeniyle sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosyada yer alan suça konu paylaşımın yapıldığı tarihin 12.09.2015 olduğu, sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereğince 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, müştekinin atılı suçun işlendiği 07.03.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 10.09.2023 tarihinde dolduğunun anlaşılması karşısında, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. .... (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 73. maddesinde ise; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar." hükümleri bulunmaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; dava konusu paylaşımın 12.09.2015 tarihinde yapıldığı, sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, atılı suçun işlendiği 12.09.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 25.03.2024 tarihli iddianame tanziminden önce dolduğunun anlaşılması karşısında, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2. Sanık hakkında hakaret suçundan, Bursa 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/349 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 4. Bu suçlardan yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.