Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/6699 E. 2026/7405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6699
Karar No
2026/7405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/603 Esas, 2024/184 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanıklar ... ve ... hakkında) HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 2023/17 Esasında kayıtlı Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/328 Esas ve 2019/152 Karar sayılı dava dosyası ile temyize konu bu dava dosyası arasında suç ve sanıklar yönünden fiili, hukuki bağlantı olduğundan her iki dosyanın birlikte ele alınarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri, öte yandan rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği nazara alındığında; sanıklar ... ve ...'nin diğer sanıklar ... ve ... ile gerçekleştirdikleri iddia ve rüşvet anlaşmalarına konu edilen usulsüz şekilde sınırdan eşya ya da insan geçişine göz yumma eylemlerine yönelik olarak haklarında verilmiş herhangi bir mahkumiyet hükmü tespit edilemediği gibi sanık ...'ın Pasaport Kanunu'na muhalefet suçundan kesinleşen mahkumiyet hükmüne konu eylemine ilişkin suç tarihinin 21.02.2005 olmasına karşılık, temyiz incelemesine konu dosyadaki suç tarihlerinin 23.10.20 05... .01.2006 tarihleri arasına tekabül ettiği anlaşıldığından, sanıkların meşru zeminde bulunduğunun kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanıklar ... ve ...'a yüklenen rüşvet alma eylemlerinin suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...'ye yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etmeyi oluşturacağı, bu suçun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 17.01.2006 olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/6699, K. 2026/7405, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-6699-e-2026-7405-k-9115db15e31a