Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/8 E. 2026/7427 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2026/8
Karar No
2026/7427
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4296 Esas, 2024/3632 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2022/303 Esas, 2023/324 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/4296 Esas, 2024/3632 sayılı Kararı ile müşteki ...'nın soruşturma aşamasında şikayetçi olup, iddianame düzenlenmeden önce 09.04.2021 tarihinde ölmesi ve bu şekilde katılan sıfatının bulunmamasına rağmen mahkeme tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 243/1. maddesine aykırı olarak yasal mirasçılarının kovuşturma aşamasında dinlenilip katılan olarak duruşmalara katılmalarına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesinde yazılı bulunan hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilirken, aynı Kanun'un 53/5. maddesinin hükümde gösterilmemesi eleştiri konusu yapılmak suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Cezalandırma kararının atfı cürme, şüphe ve yoruma dayalı olduğuna, müşteki müteveffa ...'nın beyanlarını doğrulayacak hiçbir maddi delil saptanamadığına, bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aldığı ücretin kaza ile ilgili şikayetleri ve tutanakları inceleyip müştekiye bilgi vermesi karşılığı olduğuna, dava açmak isterlerse bununla ilgili başkaca masraf ve avukatlık ücreti ödemeleri gerektiğini kendisine söylediğine ancak müşteki müteveffanın böyle bir dava açma talebinde bulunmadığına, dava açılması ile ilgili bir talebinin olduğunu ispat etmiş oldukları en ufak maddi bir delil olmadığı halde yerel mahkemece sadece müşteki beyanı esas alınarak ceza kararı verildiğine, kendisi ölmüş olduğundan mirasçılarına mahkemede müştekinin tespit edilen bir zararı varsa yine de karşılayacağını söylediğine, zaten müşteki iddianame düzenlenmeden soruşturma aşamasında öldüğü ve dosyada katılan sıfatı bulunmadığı halde mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun'un 243/1. maddesine aykırı olarak yasal mirasçılarının katılan olarak duruşmalara katılmalarına karar verildiğine, taraf sıfatı kalmayan bir dosyada taraf teşkil edip yargılama yapılarak hukuka aykırı olarak sanık aleyhine karar verildiğine, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin red ile ilgili gerekçe belirtmediğine, savunma hakkının kısıtlanmış olduğuna, lehe olan hiçbir talebin nazara alınmamış ve eksik araştırma neticesi sanığın görevi kötüye kullandığından bahisle hapis cezası kararının verilmiş olduğuna, kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62... ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmama gerekçeleri arasında "aynı suçtan mahkumiyetinin bulunması" ve "sanığın sabıka kaydı" şeklinde ifadelere yer verilmesi hususları, ilgili bölümlerde yer verilen diğer gerekçeler nazara alındığında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen Kararda, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2026/8, K. 2026/7427, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2026-8-e-2026-7427-k-aa9575d1b0e2