Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/4115 E. 2026/10748 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4115
Karar No
2026/10748
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/547 E., 2020/691 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.05.2025 tarihli ve 2024/24138 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve KYB - 2025/69747 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve KYB - 2025/69747 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suç tarihi ile şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı süreçte yürürlükte olan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesinde yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde ise infaza son verilerek kayıtlar kapatılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; Somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye 26.05.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilerek infazına başlanıldığı, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06.07.2018 tarihli ve 2018/2996 DS sayılı yazısı ile 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiğine dair çağrı yazısının şüpheliye usulüne uygun olarak 20.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin süresi içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmaması üzerine şüpheliye 17.08.2018 tarihinde usulüne uygun olarak uyarı yazısının tebliğ edildiği, şüphelinin süresi içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunması üzerine ön bilgilendirme formunun 27.08.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen Bursa Devlet Hastanesinin 17.09.2018 tarihli yazısı ile beş gün içinde hastaneye müracaat etmeyerek tedavi gereklerine uygun davranmadığının bildirildiği, bu şekilde şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle ilgili denetimli serbestlik müdürlüğünün 16.10.2018 tarihli ve 2018/2996 DS sayılı kararıyla denetimli serbestlik dosyasının kapatılması üzerine kamu davanın açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açılmış ise de, ısrar şartının oluşabilmesi için şüpheliye "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile ikinci defa tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmiş sayılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2018 tarihli ve 2017/76256 Soruşturma, 2018/1447 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 26.05.2018 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 05.07.2018 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2018 tarihli ve 2018/102044 Soruşturma, 2018/29313 Esas, 2018/22575 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/1063 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 14.03.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.02.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.11.2020 tarihli ve 2020/547 Esas, 2020/691 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, Somut olayda; Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06.07.2018 tarihli ve 2018/2996 DS sayılı çağrı yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 08.08.2018 tarihli uyarı yazısının 17.08.2018 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra Müdürlüğe başvurduğu, 27.08.2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurduğu ancak numune vermemesi nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun 17.09.2018 tarihli raporla bildirilmesi üzerine 16.10.2018 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 26.10.2018 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak sevkedilmesi üzerine hastaneye başvurduğu, yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; Kovuşturma şartı olan ısrar şartının sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü kapsamında ihlâl nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 11.09.2017 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan kamu davası bulunup bulunmadığının araştırılarak,

a) Var ise; Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağan ve olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar şartının sağlanmadığı dikkate alınarak, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibarıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin birinci cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği, anlaşıldığından; kanun yararına bozma isteminin kısmen değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/547 Esas, 2020/691 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/4115, K. 2026/10748, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-4115-e-2026-10748-k-1613b17f2cb1