Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/3191 E. 2026/10747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3191
- Karar No
- 2026/10747
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/383 E., 2022/449 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2024/18717 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB - 2025/57233 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2025 tarihli ve KYB - 2025/57233 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15/01/2018 tarihli ve 2013/9138 esas, 2018/408 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Mala zarar verme suçunun soruşturması sırasında resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce uyuşturucu madde kullandığını belirterek ikrarı ile kendi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında, TCK'nın 192/2. maddesi uyarınca cezaya hükmolunamayacağının gözetilmemesi sebebiyle bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; somut olayda, hırsızlık suçunun soruşturması sırasında, sanığın şüpheli sıfatıyla 26/10/2015 tarihinde İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını belirterek ikrarı ile işlediği suçun ortaya çıkmasını sağlamış olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192/2. maddesi uyarınca cezaya hükmolunmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2016 tarihli ve 2015/8702 Soruşturma, 2016/11 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2017 tarihli ve 2015/8702 Soruşturma, 2017/99 Esas, 2017/85 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2017 tarihli ve 2017/40 Esas, 2017/248 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13.09.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 05.12.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.05.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 5237 sayılı TCK'nın "Etkin Pişmanlık" başlıklı 192. maddesinde "(1)Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir...(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24.11.2016 - 6763 S.K/Madde 17) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz." hükmüne yer verildiği dikkate alındığında; Sanığın, hırsızlık suçunun soruşturması sırasında, şüpheli sıfatıyla 26.10.2015 tarihinde İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda alınan ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine hakkında atılı suçtan soruşturma başlatıldığı ve bu kapsamda alınan biyolojik örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiğinin anlaşıldığı olayda, henüz hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan herhangi bir soruşturma başlamadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce uyuşturucu madde kullandığını bildirmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasını sağlayıp etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 192/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 192/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4. fıkrasının (a) bendi uyarınca etkin pişmanlık nedeniyle CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.