Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/4513 E. 2026/10749 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4513
- Karar No
- 2026/10749
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2019/935 E., 2019/1414 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 16.11.2017 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 24.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.06.2025 tarihli ve 2024/22643 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/77007 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/77007 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosyalar kapsamına göre,
Sanık hakkında 16.11.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.11.2018 tarihli ve 2018/3201 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği,
Sanık hakkında 25.07.2019 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli ve 2021/280 sayılı ile sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin
anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği,
Somut olayda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.12.2017 tarihli ve 2017/17056 soruşturma, 2017/250 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın şüphelinin mernis adresine doğrudan tebliğ edildiği anlaşılmakla,
7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının şüphelinin mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usule aykırı şekilde yapılmış olması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği,
Dolayısıyla incelemeye konu mahkeme dosyalarına konu suçlar bakımından, her ikisini de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/935 Esas ve 2019/1414 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 16.11.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2017 tarihli ve 2017/17056 Soruşturma, 2017/250 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 08.01.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, kararın infazı için Isparta Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 25.09.2018 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2018 tarihli ve 2017/17056 Soruşturma, 2018/4554 Esas, 2018/3201 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2019 tarihli ve 2018/868 Esas, 2019/73 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 19.02.2019 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 29.08.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.12.2019 tarihli ve 2019/935 Esas, 2019/1414 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/128 Esas ve 2021/397 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 25.07.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli ve 2019/11531 Soruşturma, 2021/361 Esas, 2021/280 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.04.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 01.10.2019 tarihli aynı nev'iden eylem nedeniyle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/48 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak 5 ay ek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
1. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/935 Esas, 2019/1414 Karar sayılı kararı yönünden:
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,
Sanık hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.12.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğinin usulsüz olduğu, usulsüz tebligat nedeniyle kararın kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak
kesinleştirilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı ve ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
2. Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararı yönünden;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılmış olan işbu davada; dayanak Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/935 Esas, 2019/1414 Karar sayılı mahkûmiyet kararının yukarıda açıklanan nedenlerle Kanun'a aykırı olduğu ve kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla doğrudan açılan işbu davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, dosyanın kanun yararına bozma sonrası aldığı esas numarasının tespiti ile davanın, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/935 Esas, 2019/1414 Karar sayılı kararı ile Isparta 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2026 tarihinde karar verildi.