Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/4465 E. 2026/4595 K.
Konu: Sahte Belge Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4465
- Karar No
- 2026/4595
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Belge Düzenleme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/216 Değişik İş SUÇ : Sahte belge düzenleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2023/665 Esas, 2024/140 Karar sayılı uyarlama kararına yönelik yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/216 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-12323-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16535 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16535 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2016 tarihli ve 2015/87 esas, 2016/485 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 31/01/2017 tarihli ve 2017/241 esas, 2017/457 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi ile getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi talebi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin13/02/2024 tarihli ve 2023/665 esas, 2024/140 sayılı kararına karşı kurum vekilince yapılan itirazın vekâlet ücreti yönünden kabulüne, katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00 Türk lirası vekâlet ücretinden daha evvel hükmedilen 1.800,00 Türk Lirası vekâlet ücretinin mahsubu ile neticeten 16.100,00 Türk Lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, sanığın itirazının reddine ilişkin mercii İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2024 tarihli ve 2024/216 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/18 32... /3352 karar sayılı ilâmında yer alan, "İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi karşısında, mercii tarafından önceden hükmedilen vekâlet ücretinin mahsup edilmek suretiyle ilk kararda hükmedilen miktardan daha fazla vekâlet ücretine hükmedilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE İnceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli ve 2015/87 Esas, 2016/485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009, 20 10... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri uyarınca üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 31.01.2017 tarihli ve 2017/241 Esas, 2017/457 Karar sayılı ilamı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesini müteakip, 7394 sayılı Kanun gereği yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2023/665 Esas, 2024/140 Karar sayılı ek kararı ile sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına yönelik karara katılan vekili ve sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, merci İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/216 Değişik İş sayılı kararı ile "...kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinden daha evvelden hükmedilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin mahsubu ile neticeten 16.100,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ibaresinin eklenmesi..." suretiyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükümde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerekmesi karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/216 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.