Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/8478 E. 2026/9041 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8478
Karar No
2026/9041
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1409 E., 2025/855 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2024/391 Esas, 2025/140 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4a, 62. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/1409 Esas, 2025/855 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı elde edildiğine, alt hadden uzaklaşılarak ceza tayininin kanuna aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı bilgisi üzerine ikametinde yapılan aramada, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Bölge Adliye Mahkemesinin, TCK'nın 61. Maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ''suçun işleniş biçimi, eylemin işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer'' hususları gözetilerek sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 3/1. Maddesi uyarınca ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak meydana gelen tehlikenin ağırlığı da göz önünde bulundurularak, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edildiği yönündeki eleştirisi yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesi hükmünün adli para cezasına ilişkin ilk paragrafında, sanığa verilen 2500 gün adli para cezasının beher günü takdiren 100 TL den olmak üzere 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda maddi hata konusu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 21.05.2025 tarihli ve 2025/1409 Esas, 2025/855 Karar sayılı kararında, sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/8478, K. 2026/9041, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-8478-e-2026-9041-k-c858d683956c