Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5344 E. 2026/8056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5344
- Karar No
- 2026/8056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/152 E., 2026/255 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Karar İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/276 Esas, 2025/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54, 63... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2026/152 Esas, 2026/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna ve kullanım amacı ile bulundurulduğuna, aramanın hukuka aykırı bir şekilde yapıldığına ve elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, 14.01.2025 tarihinde temyiz dışı sanıklar hakkında başlatılan soruşturmada, temyiz dışı sanık ...'ın kendisini ihbar eden kişinin sanık ... olduğunu ve bu kişinin uyuşturucu madde sattığına şahit olduğunu beyan etmesi üzerine, hakkında yakalama kararı bulanan sanığın 19.01.2025 tarihinde yakalandığı, sanığın emniyete götürüldüğü burada yapılan kaba üst aramasında poşet sesi gelmesi üzerine ne olduğu sorulduğunda sentetik ... maddesini teslim ettiği, başka suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda ayak bileklerinden çıkardığı sentetik ... ve ... maddelerini teslim ettiği olayda sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ve istinaf edilmeden kesinleşen İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih, 2021/508 Esas ve 2021/823 Karar sayılı ilamı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak, 02.10.2024 tarihli ek karar ile kovuşturma şartı gerçekleşmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle infazın durdurulmasına ve kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması hususunun, kanun yararına bozma kararının sonucuna göre infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya göre, sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna yönelik ikrar içerikli savunmaları, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelere ve yakalanmasına ilişkin olay tutanağı, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın üzerinden ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve çeşitliliği dikkate alındığında sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2026/152 Esas, 2026/255 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.