Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1809 E. 2026/5719 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1809
Karar No
2026/5719
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/572 E., 2024/1947 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 52/2 ve 53/6. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve (C) sınıfı sürücü belgesinin 3 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi; katılan ...'nun kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği verilen vekâlet ücretlerinin sanıklardan eşit, müştereken ve müteselsilen alınarak katılana verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesine, aksi durum hasıl olur ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.09.2018 tarihinde saat 05.40 sıralarında, alacakaranlıkta, açık havada, iki yönlü, iki şeritli, yol platform genişliği 6,80 metre olan, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı tepe üstü, görüşe engel bir durumun bulunmadığı, yol aydınlatması olmayan, azami hız limitinin 90 kilometre/saat olarak belirlenen, meskun ... dışı yolda, sanık ...'nın, sevk ve idaresindeki çekici ve çekicinin arkasına takılı dorse üzerindeki biçerdöver ile gidiş yönüne göre solundan dışarı taşmış ve çekicinin sadece sağındaki sarı ikaz lambası yanar vaziyette seyir halde iken, karşı yönden gelen ...'in yönetimindeki yolcu otobüsünün sol yan kısımlarıyla çekiciye bağlı bulunan dorsenin üzerindeki biçerdöver paletine çarpmak suretiyle yoldan çıkması neticesinde meydana gelen çift taraflı, yaralamalı trafik kazasında, yolcu otobüsü şoförü ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, yolcu otobüsünde yolcu olarak bulunan katılan ...'nun ise yaşamını tehlikeye sokacak, vücudunda kemik kırığı oluşacak, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına ağır (5) derecede etkileyecek ve yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralandığı olayda, kaza nedeniyle ... ile ...'nun sanıktan şikâyetçi oldukları; kaza tespit tutanağı, 31.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 15.04.2021 tarihli Adli Tıp Kurumunun raporu doğrultusunda sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, iki kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve kusur izafesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak tespit edilen kusur durum ve oranları gözetilerek tayin edilen ceza miktarının az olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine karar verilirken 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması, 2.Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekâlet ücretinin sanıklardan eşit şekilde alınarak katılana verilmesine ve yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan sebebiyet verdikleri oranda alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmesi yerine Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün (3) numaralı parağrafındaki ''TCK'nın 50/4 maddesi'' ibarelerinin ''5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 50/1-a. maddesi'' ibareleri ile değiştirilmesi, hükmün (8) numaralı parağrafı çıkarılarak yerine ''Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekâlet ücretinin sanıklardan eşit şekilde alınarak katılana verilmesine,'' ibarelerinin eklenmesi ve hükmün (9) numaralı parağrafındaki ''sanıktan tahsili ile'' ibarelerinin ''sanıklardan sebebiyet verdikleri oranda alınarak'' ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gönen(Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1809, K. 2026/5719, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1809-e-2026-5719-k-031609703fd8