Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1534 E. 2026/5789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1534
- Karar No
- 2026/5789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/723 E., 2025/7 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,
Temyize konu İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek ve Tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.817,60 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hazinenin sorumluluğunun bulunmadığına, hükmedilen tazminatın fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; mahkemece Yargıtay'ın bozma kararına uyulup uyulmaması hususunda bir karar verilmeksizin yargılamaya devam olunarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/63 Esas - 2018/148 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 06.11.2017 - 10.04.2018 tarihleri arasında 155 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 28.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2021/12-98 Esas, 2024/329 Karar sayılı ilamına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
Bu kapsamda Dairemizin 21.10.2024 tarihli ve 2024/281 Esas, 2024/5595 Karar sayılı bozma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda direnme kararı verilmiş ve önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmasından dolayı yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Dairemizin 21.10.2024 tarihli ve 2024/281 Esas, 2024/5595 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 14.10.2020 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,, anlaşılmakla, davalı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2026 tarihinde karar verildi.