Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2738 E. 2026/5919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2738
- Karar No
- 2026/5919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1332 E., 2022/2238 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
Davanın niteliğine göre, davacının duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız ve hukuka uygun olmayan gözaltı, uzun ve ölçülü olmayan tutukluluk, adil yargılanma hakkının, özgürlük hakkının ihlali ve diğer temel haklarının ihlali ve dava dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle 250.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğuna, davacı lehine tazminata hükmedilme koşullarının somut olayda oluştuğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/443 Esas- 2021/3 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusuluk amacıyla temin etme suçlarından gözaltına alındığı ve 24.07.2016 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan müebbet hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.06.2022 tarihli 2021/15259 Esas ve 2022/3429 Karar sayılı ilamı ile temyizde düzeltilerek onanarak kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, yargılamaya esas soruşturması sırasında verilen gözaltına alma, tutuklama veya tutukluluğunun devamı kararlarının kanunda belirtilen usüllere göre alındığı, davacı sanığın kanuni göz altı süresi içinde hakim önüne çıkarıldığı, kanuni hakları hatırlatıldıktan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirildikten sonra tutuklandığı, makul surede davası açılarak yargılamasına başlandığı, tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamaların davacı sanığa bildirildiği, tutukluluk hali farklı tarihlerde uzatılan davacı sanık hakkında tutukluluk incelemelerinin kanuni süreler içinde yapıldığı, somut olayda 5 yıllık azami tutukluluk süresinin dolmadığı, davacı sanık hakkında devam eden tutukluluk durumunun dosyadaki mevcut delillere göre kuvvetli suç şüphesinin varlığı, davanın kapsamı ve niteliği, davacı sanığın yargılamasına konu olan eylemlerin ağırlığı gözönüne alındığında yasal gerekçelere dayandığı, tutukluluk hali ve yargılama süreci yönünden makul sürenin aşıldığı iddiasının da yasal dayanaktan yoksun olduğu ve böylelikle olayda CMK'nun 141/1 ve devamı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminata hükmedilmesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacının koşulları oluşmayan davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının hakkında yapılan yargılama ve verilen kararlara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (başvuru no:58437/ 17... /17) başvurularda bulunduğu, AHİM'in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5-1 ve 5-3. maddeleri uyarınca ihlal kararı verdiği ve davacıya 5.000 Avro ve 3.000 Avro tazminat ödenmesine hükmettiği ayrıca davacının Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu ve 2018/35625 sayılı başvurusu sonucunda ihlal kararı verildiği anlaşılmakla, davacının diğer talepleri bakımından tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.