Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1063 E. 2026/4927 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1063
Karar No
2026/4927
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/150 E., 2024/103 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında ilk kez Bölge Adliye Mahkemesince güvenlik tedbirlerine hükmolunması nedeniyle kararın temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adli para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-d-e, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adli para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine ve 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri: eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı beyanda bulunmak için süre verilmediğine, sanığın kusurunun olmadığı ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.03.2023 tarihinde gece vakti, meskun mahal içi, iki yönlü, iki şeritli, ıslak, asfalt caddede, sanığın, sevk ve idaresindeki otomobil ile sol şeritte seyri sırasında kaza mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde, kavşakta karşıdan karşıya çapraz olarak geçen katılan yayaya aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde katılanın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derece etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit iz bırakacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, kusurlu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62. maddeleri uyarınca taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticeside; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında temel cezanın eksik belirlendiği ve sürücü belgesinin geri alınmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki taksirle yaralama suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2023/11-327 Esas, 2025/299 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında tekrar adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına da karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında ilk kez güvenlik tedbirlerine hükmolunması nedeniyle kararın temyiz edilebilir olduğu değerlendirilerek, Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1063, K. 2026/4927, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1063-e-2026-4927-k-d79045ebd6a1