Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/4016 E. 2026/4888 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4016
- Karar No
- 2026/4888
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2024/123 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî bozma
Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 17.04.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Katılan ...'in UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre 23.09.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin katılan ... açısından yaptığı temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Katılan ... vekilinin sanık ... hakkındaki hükmü kanunî süre geçtikten sonra temyiz ettiği tespit edilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin temyiz dışı sanık ... aleyhine yapıldığı anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi hakkında inceleme yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; sanıklar müdafileri ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 63/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik sanık ... ve sanık müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar ..., ..., ..., ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... /1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ...''ün cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'nin de kusuru bulunduğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, sanık ...'nın da mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine (04.06.2024 tarihli dilekçesi ile) ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığına, LPG tank ve tesisinin kurulumunu yapan kişilerin sorumlu olduğuna, sanığın görevinin yurttaki idari işlerle ilgili olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın öncelikle beraatine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; muhakeme şartı gerçekleşmeden hüküm kurulduğuna, sanığın bölge müdürü olduğu ve teknik konularda sorumluluğu bulunmadığına, imza incelemesi yapılması gerektiğine, sanığa ait ıslak imzanın olmadığına, bozma sonrası aleyhe hüküm kurulamayacağına ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; yalnızca 20.03.2024 tarihli süre tutum dilekçesi verilmiş olup, temyiz nedeni bulunmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.08.2008 tarihinde Konya ili ... ilçesi ... beldesinde bulunan ... ve ... Derneği bünyesinde faaliyet gösteren ögrenci yurdunun mutfağında yer alan yemek pişirme ocağına ait LPG tesisatında ortaya çıkan gaz kaçağı sonucu mutfak ortamında biriken sıkışmış gazın 04.00 sıralarında patlaması sonucu yurt binasının çökmesi neticesinde, yurtta bulunan onsekiz kişinin öldüğü ve yirmisekiz kişinin de yaralandığı olayda, 08.06.2006 tarihli Dökme LPG İkmal ve ... Tesis Teslim Sözleşmesi ile ... A.Ş. tarafından anılan yurda verilecek olan Dökme LPG tesisinin ve bu tesiste kullanılacak LPG teslimi ile ilgili ... Kasabası ... Yardım Derneği ... Ögrenci Yurdu Müdürlüğü ile anlaşmaya varıldığı, dökme LPG tesisi kurulum işinin ... A.Ş. tarafından ... Mühendislik firmasına verildiği, yurt müdürlüğü ve ... Mühendislik firmasının imzalarının bulunduğu 26.06.2006 tarihli Dökme LPG Sistem Teslim ve Montaj Bitirme Tutanağı ile montaj işinin tamamlandığı, 27.06.2006 tarihli ''Dökme LPG Sistem Montaj Kontrol ve LPG Teslimine Uygunluk Onay'' adlı ... A.Ş.‘de görevli sanık ... ve sanık ... tarafından montaj firmasının yapmış olduğu tesisatın fenni usullere ve standartlara uygunluğunun onaylandığı tutanağın tanzim edildiği, 08.07.2006 tarihli ''Dökme LPG Sistem İlk LPG Teslim ve Eğitim Tutanağı'' ile ilk LPG tesliminin yapılıp yurt müdürü sanık ...'e eğitim verildiğinin belirtildiği, ... A.Ş. ile ... Mühendislik firması arasında 08.07.20 03... .04.2007 tarihlerinde ''Yetkili Teknik Servis Sözleşmesi''nin imzalandığı, sözleşme kapsamında, yetkili servis olan ... Mühendislik firmasının, ... A.Ş. tarafından bildirilen müşterilere ... A.Ş.'nin yazılı bildirimi doğrultusunda mevcut tank, ekipman ve tesisatlarının bakım ve onarım hizmetlerini sunmayı taahhüt ettiği ve anılan sözleşmeler doğrultusunda 27.02.20 07... .07.2008 tarihli ''... Ekoenerji Sistem Periyodik Kontrol Raporu'' ile sistemin işleyişinin denetlendiği,
Olaya ilişkin dosyada mevcut tank ve tesisat ile ilgili olarak hazırlanan raporlarda, patlama sonrasında tankta yüzde yirmi beş doluluğun olduğu, tank basıncının yedi bar civarında olduğu ve patlama sonrasında tankta herhangi bir yangın belirtisi olmadığının, patlama anında tanktan gaz akışının kesildiği, tank ve üzerindeki gaz kesme vanasının görevlerini yerine getirdiğinin, patlamanın tank ve tank üzerindeki emniyet tertibatlarının herhangi bir kusurundan kaynaklanmadığının, patlama sonrası tankta halen gaz bulunmasının, tanktan hızlı bir gaz çıkışının olmadığının ve binaya sızan gazın yüksek debilerde olmadığının göstergesi olduğunun tespit edildiği,
Gaz yakan cihaz ile dökme LPG tankı arasında iki adet regülatörün olması gerektiği, dökme LPG tanklarında basıncın yüksek olmasından dolayı basıncın düşürülmesinin iki kademede olacağı, birinci kademede tank çıkışındaki regülatörlerle basıncın 1-1,5 bar seviyelerine düşürüldüğü, ikinci kademede ise çelik boru ile gaz yakan cihaz arasında gaz bağlatısını sağlayan lastik hortumun çelik boru tarafına monte edilen gaz basıncını cihazın yanma basıncına ayarlayan regülatörün bulunması gerekirken, anılan tesisatın kurulumundan sonra ilk yapılan 27.02.2007 tarihli periyodik bakım raporunda, tesisatın birinci kademesinde 1.2 bar (1200 mbar) basınç ölçüldüğü ve ikinci kademesinde ise herhangi bir ölçüm yapılmadığı, 01.07.2008 tarihli periyodik bakım raporunda, tesisatın her iki kademesinde 1.3 bar (1300 mbar) basınç ölçülmesi karşısında, mutfaktaki ocağa gaz beslemesi yapan çelik borunun ucunda sadece küresel gaz kesme vanasının ve bu vana ucunda esnek /lastik hortumun takılacağı uç bulunduğu, ucunda regülatör bağlatısı ile ilgili herhangi bir bağlantı elemanı bulunmadığı, bu durumun ocağın regülatör kullanılmaksızın doğrudan birinci kademe regülatör çıkış basıncıyla (1200-1300 mbar) beslendiğini gösterdiği, olaya konu mutfakta kullanılan ocağın imalatçısı tarafından ibraz edilen yazıda, ocağın 19 82... yılları arasında üretilen ocak olduğu, ocağın tüpe doğrudan bağlanabildiğini ya da numaralı veya manometreli regülatör ile yüksek basınçta çalışabildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, dosyada mevcut izometrik projede bulunmasına rağmen olay sonrası yapılan tespitlerde olmadığı anlaşılan ocak gaz hattı ikinci kademe regülatörünün, ocağın yüksek basınç gazla çalışabilmesi için sistemden çıkarıldığı, çelik boru tesisatı ile ocak arasında kullanılması gereken gaz hortumunun paslanmaz çelik-gaz tesisatında kullanlan veya TS 1846 hortumlar (sıvılaştırılmış petrol gazları ve havagazı için) standartlarına uygun olması gerektiği halde anılan tesisatta kullanılan ... marka hortumun standartlar kapsamı dışında olduğu, söz konusu hortumun ikinci kademe regülatörün sökülmesi sonrasında takılmış hortum olduğu, anılan hortumun takılacağı ucun parlak olduğu ve bu parlaklığın fırınlı ocak hortumunun sökülüp takıldığının göstergesi olarak değerlendirildiği, standartlara uygun olmayan, sert yapılı hava hortumunun sökülüp takılarak kullanılması, hortum yapısındaki sertlik ve kalıcı şekil değişikliğine ve sistemdeki yüksek gaz basıncına bağlı olarak kelepçeli bağlantılarda sızıntı veya kaçağa neden olduğu ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair Kanununun 5/1-2 ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayilerin ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğin 20/1-b maddelerinde, LPG dağıtıcılarının, LPG ikmali yaptıkları sözleşmeli kullanıcıların, dağıtıcı veya kullanıcı tarafından kurulmuş dökme LPG tesisi ve tesisatlarının ilgili teknik düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, periyodik kontrollerini yapmak, teknik düzenlemelere uygun olmayan tesislere LPG ikmali yapmamakla yükümlü olduklarının belirtildiği,
11.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna kısmen itibar edilerek dökme gaz tesisatını yapan ... A.Ş'nin çalışanlarından bölge müdürü sanık ...'ın olay tarihinden iki yıl önce kurulan ve üç kez gaz sevkiyatı yapılmış olan mülkiyeti ... A.Ş'ye ait LPG tankı ve tesisatıyla ilgili olarak yurt yetkilisinin mutfağa koyduğu standartlara uygun olmayan yüksek basınçlı ocağın ikinci kademe basınç düşürücü dedantörü olup olmadığını gaz dökmeden önce denetlememesi, bu dedantör yok ise gaz dökümü yapmaması gerekirken bu işleme devam etmesi, tesisatla ilgili gerekli kontrolleri hassasiyetle yapmaması ve tesisatın montaja uygunluk onayını vermesi nedeniyle tali derecede kusurlu olduğu, yurt müdürü sanık ...'in ise mutfaktaki tüketim vanasının genel güvenlik tedbiri olarak bina dışındaki gaz kesme vanasının ve tank üzerindeki vananın kapatılma alışkanlığını geliştirmemesi, olay gecesi de söz konusu vanaların kapatılmayıp tesisat ve yurt binası güvenliğini sağlamamış olması, olay öncesi varlığı bilinen gaz kaçaklarını tahliyede kullanılan doğal havalandırma deliğini kapalı tutması, mutfaktaki ocak hortumunu farklı sebeplerle sökülüp takıldığında deforme olup olmadığını, tekrar takıldıktan sonra sızdırmazlık durumunu kontrol etmediği LPG tesisinin kullanımını iyi bilen eğitim almış yetkili bir personeli çalıştırmaması nedenleriyle asli derecede kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda ... A.Ş teknik destek ve satış sorumlusu olan sanık ...'nin de LPG tesisini denetleme görevi bulunmasından dolayı tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiş ise de sanığın imzasının bulunduğu 27.06.2006 tarihli dökme LPG sistem montaj kontrol ve LPG teslim belgesindeki imzanın sanığa ait olmadığının Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/218 esas, 2015/223 karar sayılı kararı ile tespit edilmiş olmasından dolayı sanık ...'nin olayda kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş, Mutfağında LPG kullanılmak üzere montaj edilen dökme gaz tesisatında, iki adet regülatör bulunması gerektiği halde sistemde ikinci kademe regülatör bulunmadan sistemin kullanılmasına devam edilen, bu durumun sonucu olarak gaz yakan cihazlara doğru 12 00... mbar’lık bir basınçla gaz beslemesi yapılan, yüksek basınçlı sahra ocağı olup kapalı mekanlarda kullanılmaya uygun olmayan ocağın mutfakta kullanıldığı, LPG tesisatlarında kullanılan malzemelerin tamamının standartlara uygun olması gerektiği halde tesisat ile ocak arasında kullanılan hortumun standart dışı ... marka hortum olan ve anılan hortumunun sökülüp takıldığı yapılan tespitlerden anlaşılan, 27.02.2007 tarihli kontrol raporunda havalandırma menfezinin bulunduğunun belirtilmesine rağmen, 01.07.2008 tarihli kontrol raporunda havalandırma menfezinin olmadığı tespit edilen ögrencilere yatılı olarak hizmet sunan yurt olarak faaliyet gösteren binada, uzun süredir ögrencilerin hayatlarını hiçe sayacak şekilde tehlikeli madde statüsünde yer alan LPG kullanımının standartlara aykırı bir şekilde, özensiz kullanımına devam edilmesinde, hatalı kullanımların düzeltilmesinde ısrarcı olunmadan sistemin çalışmasına izin verilmesinde, öngörmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilmekle bu şekildeki kanun, yönetmelik ve işin oluruna aykırı LPG kullanımının yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine ve bu durumun geri dönülmez sonuçlara yol açabileceğini öngörebilmelerine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceği düşüncesi ile hareket ederek yüksek risk içeren LPG kullanımına ve sistemin çalışmasına uzun süre devam edildiği olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, onsekiz kişinin ölümü ile yirmisekiz kişinin yaralanmasından dolayı sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Her ne kadar Tebliğname'de sanık ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin görüş bildirilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2024 tarihli ve 2023/7-560 Esas, 2024/265 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve Geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, dosyanın tetkikinde, bozma üzerine yapılan yargılama sırasında, sanık ... hakkında Dairemizin bozma ilâmından sonra hüküm kurulduğu, sanık ... hakkında yürütülen yargılamanın ise işbu dosya üzerinde birleştirilmesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesince anılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nın 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf incelemesinden geçerek ayrıca temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından adı geçen sanıklar hakkındaki temyiz incelemesi Dairemizin 2025/1266 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmıştır. Açıklanan gerekçe ile o yer Cumhuriyet savsının temyiz isteminin yalnızca inceleme dışı sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olduğundan o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden işbu dosyada değerlendirme yapılmamıştır.
A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 17.04.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ...'in UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre 23.09.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği, İlk Derece Mahkemesince katılanın mirasçılarına usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı ve yasal mirasçıların davayı takip etmedikleri anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Katılan ... Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin yüzüne karşı 19.03.2024 tarihinde tefhim edilen karara karşı, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 04.06.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
D. Sanıklar ... ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesinde yer alan "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, Dairemizin bozma ilâmından önce sanık ...'in neticeten 10 yıl hapis cezası, sanık ...'ın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın yalnızca sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine (katılanlar vekilinin beraat eden sanıklara yönelik temyiz isteminde bulunduğu) Dairemizin 29.06.2022 tarihli, 2019/345 Esas ve 2022/5272 Karar sayılı ilâmıyla bozulduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarih, 2025/522 E., 2026/14 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi gereğince, sonuç ceza miktarının sanıklar lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanıkların üzerine atılı suçun taksirle işlenebilen suçlardan olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin kasten işlenebilen suçlardan dolayı hapis cezasına mâhkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanabileceği gözetilmeden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hükmün (2) ve (3) numaralı bölümlerinde yer alan "Anayasa Mahkemesinin 08/10/20 15... /140-2015/85 Esas ve Karar sayılı 24/11/2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren iptal kararı ile 14/04/2020 tarih ve 7242 Sayılı Kanunun 10. Maddesiyle yapılan değişiklikler gözetilerek sanık hakkında TCK 53/1,2,3 madde ve fıkralarının uygulanmasına," ibarelerinin "sanık hakkında taksirli suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûmiyet kararı verildiğinden 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibareleri ile değiştirilmesi, hükmün (2) numaralı bölümünün üçüncü (3.) paragrafından sonra ''5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık ...'in 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, hükmün (3) numaralı bölümünün üçüncü (3.) paragrafından sonra '' ''5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık ...'ın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E. Katılan ... Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesinde taksirle öldürme başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 15 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de zamanaşımını kesen en son işlem bozma kararı öncesi sanığın savunması alınarak sorguya çekildiği 28.01.2010 tarihi olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 28.01.2025 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
01.08.2008 tarihinde Konya ili ... ilçesi ... beldesinde bulunan ... ve ... Derneği bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci yurdunun mutfağında yer alan yemek pişirme ocağına ait LPG tesisatında ortaya çıkan gaz kaçağı sonucu mutfak ortamında biriken sıkışmış gazın 04.00 sıralarında patlaması sonucu yurt binasının çökmesi neticesinde, yurtta bulunan on sekiz kişinin öldüğü ve yirmi sekiz kişinin de yaralandığı,
Olaydan sonra 14.05.2009 tarihi ve 2009/402 sayılı iddianame düzenlendiği, düzenlenen iddianamede ...’ın yer almadığı, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine düzenlenen iddianamede sanık olarak yargılanan ...’ın sanık ... hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek soruşturma açılmasını talep ettiği, Hadim Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbarda bulunan ...’ın sıfatının “ihbar eden” olarak gösterilerek 01.08.20 11... /131 sayılı kararı ile sanık ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Hadim Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına ... tarafından Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunduğu, Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin ...’ı “itiraz eden müşteki” olarak göstererek 11.10.20 11... /1407 Değişik iş sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki Hadim Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını kaldırdığı, sanık ... hakkında iddianame düzenlenerek dava açıldığı,
...’ın yukarıda bahsedilen olayda sanık olarak gösterildiği, müşteki veya mağdur olmadığı suçtan zarar görmediği, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1 maddesinde “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı Ağır Ceza Mahkemesine en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanına itiraz edebilir.” şeklinde düzenlendiği dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara sadece suçtan zarar görenin itiraz edebileceği açıkça belirtildiği, madde gerekçesinde de bu hususun açıkça ifade edildiği, yine Ceza Genel Kurulunun 23.06.20 15... /7-7 00... /241 Karar sayılı ilamında da kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına sadece suçtan zarar görenin itiraz edebileceği belirtildiği,
...’ın yurt yangını olayında yaralanan olmadığı gibi ölen bir yakını da bulunmadığı, Konya Ağır Ceza Mahkemesinde sanık sıfatıyla yargılandığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkının da bulunmadığı, dolayısıyla sanık ... hakkında usulüne uygun olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmadan iddianame düzenlendiği dikkate alındığında sanık ... hakkında verilen cezanın usul ve Yasaya aykırı olduğu,
Kabule göre de, Sanık ...’ın Adana’dan ... Bölge Müdürü olarak görev yaptığı Konya ... ilçesinde yurda kurulan tesisatla ilgili bu işte ... Mühendislik firmasından hizmet satın almak amacıyla sözleşme imzalandığı yine Konya’da makine mühendisi olan ... çalışanı ...’yi de bölge müdürlüğü teknik destek sorumlusu olarak atandığı, sanık ...’in idari işlemlerle ilgili onayı gösterilerek ceza verilmesinin 22.07.2013 tarihli ... Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan raporda da ifade edildiği gibi kusurunun bulunmadığı dolayısıyla verilen cezanın yerinde olmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 12.05.2026