Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2088 E. 2026/3026 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2088
- Karar No
- 2026/3026
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
D U RU Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/157 E., 2024/212 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın trafik kurallarını birden fazla kere ihlal etmesi sebebiyle olursa olsun düşüncesiyle hareket etmesinden dolayı olası kast hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğine, hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın arkadan çarpışma şeklinde değil yandan çarpma neticesinde meydana geldiğine, diğer aracın sağa manevra yaptığına ve aracın çok dolu olması sebebiyle görüş alanının kısıtlı olduğuna, Adli Tıp Kurumu raporunun çelişkili olduğuna, tanığın ifadelerinin çelişkili olduğuna, makas atma iddiasının gerçek olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, hükmedilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.06.2020 tarihinde saat 08.00 sıralarında; yerleşim yeri dışında, 10,50 metre genişliğinde, refüjle bölünmüş, tek yönlü, eğimsiz, düz ve kuru asfalt kaplamalı otoyolda, gündüz ve açık hava şartlarında, sanık ...’ın, sevk ve idaresindeki 41... plakalı otomobil ile Anadolu Otoyolu üzerinde Bolu istikametinden ... istikametine seyir halinde iken, önünde sağ şeritte aynı yönde seyreden sürücü ... yönetimindeki 34... plakalı kamyonetin sağ arka kısmına çarpması sonucu kamyonetin yol dışına çıkarak takla atmasıyla araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...’un öldüğü, ..., ... ve ...’un yaşamlarını tehlikeye sokmayacak şekilde yaralandıkları, sanığın olay sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermeyip yüksek hızla ve tehlikeli şekilde şeritler arasında manevra yaparak “makas atmak” suretiyle tüm şeritleri ihlal ettiği, tarafsız tanık...in beyanları ve araçtaki sol ön darbe izi ile bu hususun doğrulandığı, bu şekilde hukuka aykırı bir sonucun meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen eylemine devam ederek neticeye sebebiyet verdiği ve bu nedenle bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.