Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/10514 E. 2026/6458 K. – İhmali Davranışl

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/10514
Karar No
2026/6458
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/... Esas, 2024/379 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2020/... Esas, 2023/91 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık ile müdafiinin, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanın istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.03.2024 tarihli ve 2023/... Esas, 2024/379 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmedilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Vekaletnamede sanığın isminin bulunduğuna fakat işlemlerin başka bir avukat tarafından yürütüldüğüne, katılanın vekilliğini üstlendiği kabul edilse dahi objektif cezalandırma şartlarının oluşmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın olay tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, ...'nun uyuşturucu madde ticareti suçundan 12 yıl hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/270 Esas, 2015/240 sayılı Kararının Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/... Esas, 2016/5453 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine eşi ...'nun ...'e vasi olarak atandığı, 08.02.2018 tarihinde ...'nın yerine katılan ...'ın vasi olarak tayin edildiği, katılan ...'ın 11.02.2017 tarihinde sanığın bürosuna gittiği, kesinleşen karar ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna müracaat edilmesi için anlaşmaya vardıkları, 11.02.2017 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi düzenledikleri, 03.03.2017 tarihinde önceki vasi ...'nun sanığı vekil olarak tayin ettiği, avukatlık ücret sözleşmesi ve vekalete rağmen sanığın olağanüstü kanun yollarına başvurmadığı kabulüyle hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği gözetilerek, somut olayda objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığı, oluştu ise ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde gerekçeleriyle tartışılması ile buna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "40 gün" yerine "1 ay 10 gün" olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/10514, K. 2026/6458, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-10514-e-2026-6458-k-4720a0af39e6