Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4396 E. 2026/5184 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4396
- Karar No
- 2026/5184
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/929 E., 2023/548 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/3 ve 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve 3 ay süre doktorluk mesleğinin icrasının yasaklanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; dosyadaki raporlar dikkate alındığında sanığın eylemi ile ...'in ölümü arasında illiyet bağı mevcut olmasına rağmen sanığın cezalandırılması yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ...'in olay tarihinden kısa bir süre önce ... Hastanesi'ne grip şikayetiyle başvurduğu, hastanede yapılan muayene ve tetkikler sonucunda ...'ın yatarak tedavi edilmesi ve anjiyo olması gerektiğinin söylendiği, 11.01.2019 tarihinde ...'ın, Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı sanık ... tarafından ameliyat edildikten sonra entübe edilerek yoğun bakıma alındığı, ancak kanamasının devam ettiği, kanamayı durdurmak için 12.01.2019 tarihinde yeniden ameliyat yapıldığı, ancak 13.01.2019 tarihinde ...'ın öldüğü olayda; 26.02.2020 tarihli ve 24.11.2021 tarihli ... Kurumu 8. ... Kurulunun raporlarına göre, Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı sanık ...’in 11.01.2019 tarihli operasyonda sol external iliak artere yönelik kanamayı önleyici girişimde bulunmaması, hastayı kanama açısından takibe almasının tıp kurallarına uygun olmadığı ve 12.01.2019 tarihinde sol external iliak artere yönelik kanamayı önleyici girişimde bulunmasının da komplikasyon yönetiminde gecikme olarak değerlendirildiği, ancak zamanında uygun müdahale edilmesi durumunda dahi büyük damar yaralanması gelişen bu tür hastalarda mortalitenin yüksek olduğunun bildirilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın eylemi ile ...'in ölümü arasında uygun illiyet bağının bulunması nedeniyle sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, Kalp Damar Cerrahi Uzmanı sanık ...’in 11.01.2019 tarihinde sol eksternal iliak arter kanamasına yönelik herhangi bir girişimde bulunmamasının tıp kurallarına uygun olmadığı, ancak zamanında uygun müdahale edilmesi durumunda dahi büyük damar yaralanması gelişen bu tür hastalarda mortalitenin yüksek olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın kusurlu davranışlarıyla ölüm arasında uygun illiyet bağının şüpheye yer bırakılmayacak şekilde net olarak saptanamadığı gibi sanığın kamu görevlisi olmayıp özel sağlık kuruluşunda çalışması nedeniyle eyleminin görevi ihmal suçunu da oluşturmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Suç tarihinden sonra, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14.maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na aşağıda yer verilen 18.madde eklenmiştir. Buna göre;
''EK MADDE 18- Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.” amir hükmü gereği,
Olay tarihinde ... Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı olarak görev yapan sanık hakkında Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni istenmesi ve hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.