Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2386 E. 2026/4807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2386
Karar No
2026/4807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1709 E., 2024/19 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 74/1,74/1-2.cümle, TCK'nın 62,51/1-3-7-8 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın diğer sanıklarla birlikte güvenlik güçlerine yardımcı olduklarına, kazı yapmadıklarını olay tarihinden sonra tekrar olay yerine gitmediğine, farklı zamanlarda yapılan kazılar ile alakasının olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi için kamu davası açılmış ise de; toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda, sanıkların başından beri alınan savunmalarında ısrarlı ve tutarlı biçimde yüklenen suçlamaları kabul etmemesi ve savunmalarının aksini ve sanıkların bu eylemlerini gerçekleştirdiğini gösterir dosya içerisinde cezalandırmaya yeterli, şek ve şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği, olayda görgüye dayalı bilgi sahibi ve yansız tanık anlatımının bulunmadığı, sanıkların olay yerinde yakalanmadıkları, Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/553 Esas sayılı dosyasında sanıkların yapmış oldukları savunmalar ile iş bu dava sebebiyle yaptıkları savunmalar nazara alındığında sanıkların soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasının başlarından olayları karıştırdıklarının ve keşif sonucunda bunun farkına vardıklarının anlaşıldığı, kazı yerinde ele geçirilen eşyalardan elde edilen DNA profilleri ile sanıklardan elde edilen DNA profillerinin farklı olduğunun tespit edildiği, 05.11.2019 tarihli araştırma tutanağında olay yerinden ele geçirilen tahra üzerinde sanık ...'a ait parmak izi bulunduğundan bahsedilmişse de yapılan araştırmada parmak izinin sigara paketinden ele geçirildiğinin anlaşıldığı, açık alanda bulunan sigara paketinden yörede yaşayan sanık ...'a ait parmak izinin çıkmasının sanığın kazı yaptığını göstermeyeceği, bu nedenle mevcut kuşkunun tam olarak izale olunamadığı, açıklanan sanıklar savunmasının aksinin tam olarak ispatlanamadığı, böyle bir durumun da sanıklar lehine yorumlanmasının gerektiği, Yargıtay CGK'nın 23.03.1987 gün ve 4/539-138 sayılı kararında da belirtildiği üzere savunmanın değil de aksinin ispatlanmasının genel ceza kuramı olması ve bir diğer evrensel ceza kuramı olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin tüm çağdaş ceza sistemlerinde benimsenmesine göre, atılı suçtan sanıkların beraatine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; 23.04.2019 tarihli önceki kazı olayından sonra suç tarihi olan 09.08.2019 tarihinde aynı yerde bir başka kazı çukuru tespit edilmesi ve daha önceki olayda tespit edilen kazı çukurunun büyüdüğünün belirlenmesi karşısında, olay yerinden kazı çukurunun yakın etrafından elde edilen sigara paketinde parmak izi çıkan, aynı yerdeki başka bir kazı çukuru nedeniyle daha önce yargılanarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve olay yerinin olduğu bölgede yaşamayan sanık ...'ın, üzerine atılı kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçunu işlediği sonuç ve kanatine varıldığından ilk derece mahkemesinin bu sanık hakkındaki beraat kararı kaldırılarak, sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 74/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 09.08.2019 günü kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine temyiz dışı sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in suç üstü yakalandıkları, kolluk görevlileri tarafından kazı çukuru etrafında yapılan araştırma neticesinde başka bir kazı çukuru daha bulunduğu ve bu kazı çukurunun yakınında bulunan sigara paketi üzerinde aynı yerde 23.04.2019 tarihinde yakalanan ve Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.20 20... /553 Esas, 2020/319 Karar sayılı dosyasında yargılanan Sanık ...'un parmak izininin tespit edilmesi üzerine sanık ... ve Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.20 20... /553 Esas, 2020/319 Karar sayılı dosyasında yargılanan temyiz dışı sanıklar hakkında dava açıldığı, sanıklar savunmalarında ikinci olayla bağlantılarının olmadığını beyan etmiş, kazı çukurunun yakınında bulunan sigara paketi üzerinde sanık ...'ın parmak izinin çıkması dışında dosya kapsamında delil bulunmadığı, sanığın olay yerinde yakalanmadığı, aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, ilk olaydan sonra olay yerine tekrar gitmediğini beyan ettiği, suç üstü yakalanan sanıkların sanık ...'a yönelik beyanı olmaması da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı yönünden esastan ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2386, K. 2026/4807, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2386-e-2026-4807-k-1e135a265a2a