Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3224 E. 2026/5214 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3224
- Karar No
- 2026/5214
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2694 E., 2022/2289 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın eksik inceleme ile maddi gerçeğe ulaşılmadan verildiğine, kazanın yaya geçidinin 3-5 metre ilerisinde olduğuna, sanığın yaya geçidine yaklaştığında hızını düşürdüğüne, ölenin kusurlu olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.11.2018 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yerinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, hız sınırının 50 km/s olduğu, üç şeritli, bölünmüş asfalt kaplama cadde olan ... Caddesi Siteler istikametine doğru sol şeritte seyir halinde iken ... kavşağına yaklaştığında sağından kontrolsüz yaya geçitinden karşıya geçmeye çalışan ...'e sağ ön kısmıyla fren tedbirinde çarparak ölümüne neden olduğu olayda, ... Dairsi Başkanlığınca düzenlenen 12.07.2019 tarihli rapora göre; sanığın otomobili ile sol şeritte seyri sırasında yaya geçidinin bulunduğu olay mahalline hız azaltarak yaklaşmadığı, mevcut seyir hızı ile geldiği olay mahallinde tespitlerden anlaşılmakla yolun sağından karşıya geçmekte olan yolun büyük kısmını kateden yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayıp, yayaya karşı aldığı önlemlerde gecikip, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya sol şeritte çarpması nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 74. maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 2918 sayılı Kanun'un 7148 sayılı Kanun ile değişik 74. maddesinin; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " şeklindeki hükmüne göre sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiğinin ve cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.