Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2773 E. 2026/5685 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2773
Karar No
2026/5685
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/839 E., 2022/3341 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet kararı verildiğine, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden sağa mecburi dönüş levhasına karşın dönüş yapamayarak, aracının ön kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sağ taraftan gelen ve karşı şeritten kavşağa girmek üzere olan sürücü ...'nun idaresindeki otomobilin sol yan kısımlarına çarpmasıyla, bir kişinin hayat fonksiyonlarını hafif (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, bir kişinin hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, bir kişinin hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak ve yaşamını tehlikeye sokacak, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması ile bir kişinin de ölümüne, geçiş üstünlüğüne uymayarak tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olayda, kazadan yaklaşık 18 dakika sonra yapılan ölçümde 1,12 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 1,17 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte dört kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; bilinçli taksir durumunu oluşturan tek ihlalinin 1,00 promil üzerinde alkollü şekilde araç kullanmak olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi hükümleri uygulanırken, orantılılık ilkesine aykırı şekilde en üst hadden artırım yapılması şeklindeki hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın bilinçli taksir artırım oranının (1/3) ve sonuç cezanın 6 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Suç tarihi olarak olayın gerçekleştiği 23.03.2020 yerine sanığın idaresindeki araçla çarptığı otomobil sürücüsü ...'nun öldüğü tarihin yazılması, mahallinde düzeltilebilir yanılgı olarak kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2773, K. 2026/5685, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-2773-e-2026-5685-k-3eb284cfc878