Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9420 E. 2026/5687 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9420
Karar No
2026/5687
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/16 E., 2022/855 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; koşulları oluşmasına rağmen kişiselleştirme kurumlarının uygulanmamasına, kusur durumuna, temel cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otobüsle, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, yoğun sisli ve karlı havada, düz devamlı iki çizgiden oluşan orta refüjle bölünmüş bir kısmı karla kaplı eğimli asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, önündeki araçları sollamak için orta refüje geçtiği sırada, karşı şeritten düz seyreden ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje kayan sürücü ... idaresindeki otomobille çarpışmasıyla, otomobilin içindeki iki kişinin öldüğü olayda, aracının hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamayarak ve trafik işaretine uygun şekilde seyretmeyerek asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, tecrübesine ve yasak olması nedeniyle orta refüjün karşı yönden gelen bir araç tarafından da kullanılmayacağına güvenerek, önündeki araçları sollamaya çıkmasıyla gerçekleştirdiği eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; idaresindeki otobüsle kazaya sebebiyet veren sanık hakkında ilgili madde hükmünün amacına aykırı davranılarak, yalnızca D sınıfı sürücü belgesi yerine BB1CC1D1F ve M sınıfı sürücü belgelerinin de geri alınması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Her ne kadar hava şartları sebebiyle kazanın meydana geldiği yolda geçiş yasağını ifade eden iki düz devamlı çizgiyle ayrılmış orta refüj her kesimde görülemiyorsa da sanığın olay yerinde sürekli olarak hizmet veren otobüs firmasında şoför olmasından dolayı bölgedeki kara yoluna hakim olduğu, ayrıca bu alanda da 15 yıllık tecrübesi bulunduğu gözetildiğinde kazanın meydana geldiği yolda orta refüjün varlığını bildiği, bununla birlikte havanın yoğun sisli ve kar yağışlı olması nedeniyle görüş mesafesinin kısa olması, yol kenarındaki kar birikintileri sebebiyle kara yolunun tek şerit halinde ulaşıma açık olması gibi olay mahallinin birden çok olumsuzluğunu dikkate almadan, neticelerini öngörmesine rağmen tecrübesine ve yasak olması nedeniyle orta refüjün karşı yönden gelen bir araç tarafından da kullanılmayacağına güvenerek, önündeki araçları sollamaya çıkmasıyla gerçekleştirdiği eyleminde, öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek olan objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmadığı olayda, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden bu hususta bozma öneren Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9420, K. 2026/5687, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9420-e-2026-5687-k-8d9b08340e43