Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9339 E. 2026/5688 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9339
- Karar No
- 2026/5688
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2350 E., 2022/1599 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebebi; temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın sanık lehine uygulandığına, sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilerek, suçun nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık müdafiinin temyiz sebepleri;yasal unsurları oluşmadığı halde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki minibüsle, alacakaranlık vaktinde, aydınlatması mevcut ve azami hız limitinin 50 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp savunmasında 75 kilometre/saat olarak ifade ettiği mevcut hızıyla tehlikeli şekilde girdiği esnada, önce kırmızı ışıkta duraklamakta olan sürücü ... idaresindeki halk otobüsünün sol arka kısmına çarparak savrulduğu, ardından gidiş istikametine göre solundan yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ... idaresindeki kamyonetin sağ yan kısımlarına çarptığı, son olarak da yan refüjdeki bordür taşlarına çarparak devrilmesi sonucu minibüs içerisindeki yolcu ...'nın öldüğü, yine aynı araçtaki yolculardan ...'in yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, mağdur ...'ın hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, mağdur ...'ün yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, katılan ...'nın yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, kamyonette yolcu katılan ...'ün hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak biçimde ve katılan ...'un etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralandıkları, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen kaza tarihli kaza tespit tutanağına gerek kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16.01.2020 tarihli raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu;kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte altı kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde birden fazla ihlali bulunan sanık hakkında bilinçli taksir oranının (1/3) olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.