Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/538 E. 2026/5697 K. – Taksirle Yaralama

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/538
Karar No
2026/5697
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/881 E. 2024/1523 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/460 Esas, 2022/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 51/1-3-7, 53/6. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

Hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/1894 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile; " Meydana gelen olayda kazaya etki eden geçme yasağı trafik levhası, kaza yerinden 100 metre kadar önce konumlanmış olduğu ve aynı zamanda yerde de geçmenin yasak olduğu belirtir düz yer çizgisinin sanık ...' nın kullandığı .. plakalı araca hitap ettiği, .. Fabrikasının önünde yer alan geçme yasağı sonu levhasının katılan ...' nün kullandığı .. plakalı araca hitap ettiği, dolaysıyla katılan ...' nün kullandığı araca hitap eden herhangi bir kısıtlamanın olmadığı olayda sanığın iki yönlü yolda kendisine hitap eden düz çizgi nedeniyle geçiş yasağı bulunduğu halde karşı şeride geçmek şeklindeki taksirinin basit halini aşıp, bilinçli taksir boyutuna ulaştığı gözetilerek TCK 22/3. maddesi gereğince sanığın cezasında arttırım yapılması yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini hukuka aykırı olmakla sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2023/159 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3, 62, 51/1-3-7, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 2 ay denetim süresi belirlenmesine, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın vekâlet ücreti yönünden 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. GEREKÇE VE KARAR Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan 20.04.2022 tarihli ilk mahkûmiyet kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Meydana gelen olayda kazaya etki eden geçme yasağı trafik levhası, kaza yerinden 100 metre kadar önce konumlanmış olduğu ve aynı zamanda yerde de geçmenin yasak olduğu belirtir düz yer çizgisinin sanık ...' nın kullandığı .. plakalı araca hitap ettiği, ... Fabrikasının önünde yer alan geçme yasağı sonu levhasının katılan ...' nün kullandığı .. plakalı araca hitap ettiği, dolaysıyla katılan ...' nün kullandığı araca hitap eden herhangi bir kısıtlamanın olmadığı olayda sanığın iki yönlü yolda kendisine hitap eden düz çizgi nedeniyle geçiş yasağı bulunduğu halde karşı şeride geçmek şeklindeki taksirinin basit halini aşıp, bilinçli taksir boyutuna ulaştığı gözetilerek TCK 22/3. maddesi gereğince sanığın cezasında arttırım yapılması yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini " nedenine dayalı olarak bozma kararı verildiği,

Ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği nedenine dayalı bu bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, dolayısıyla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan bozma kararına yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerek İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde bozma kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/538, K. 2026/5697, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-538-e-2026-5697-k-a0227d24a788