Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/526 E. 2026/5677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/526
- Karar No
- 2026/5677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2306 E. - 2025/2893 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan hükmolunan erteli 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararına yönelik katılan vekilinin, sanığın ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 21.05.2024 tarihli kararı ile hükmün hukuka aykırı olarak bozulmasından sonra, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2025 tarihli kararı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararının temyize tabi olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanunun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2020/82 Esas, 2023/776 Karar sayılı dosyasında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat, imar kirliliğine neden olma suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2023/3283 Esas, 2024/1284 Karar sayılı kararı ile "Sanığın izin ve ruhsat almadan imar kirliliği oluşturacak şekilde tapulu arsasına baraka yapıp hukuki süreç devam ederken inşaata devamla eklemeler yaparak imar kirliliği oluşturduğu ve ayrıca doğal sit, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında kalan yerde inşai ve fiziki müdahalede bulunup hem 2863 sayılı Yasaya muhalefet ettiği, hem de TCK 184/1 maddesi kapsamındaki imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği, buna göre, TCK 44 maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılıp, imar kirliliğine neden olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan, yerinde olmayan gerekçe ile 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraatine, imar kirliliğine neden olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gibi 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 25. maddesiyle yapılan değişiklik ile yürürlüğe giren bozma sebeplerine de uygun düşmemektedir. Bir diğer anlatımla, Bölge Adliye Mahkemesinin dayandığı bozma sebeplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesinde yer alan;
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması, c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması, d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi, e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması, f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi, g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması, i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması"
Nedenlerinden hiçbirine dayanmadığı, söz konusu Kanun maddesine uygun olmayan gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve bu durumun ağır ve açık şekilde hukuka aykırı olduğu, bu itibarla, bozma kararına karşı direnme yetkisi bulunmayan Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/659 Esas, 2025/34 Karar sayılı kararıyla yeniden verilen imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.07.2025 tarihli ve 2025/2306 Esas, 2025/2893 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a, 303/1-a maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, 05.09.2025 tarihli 2025/2306 Esas, 2025/2893 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek ve temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanunun 7. maddesindeki “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” normu gözetilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 21.05.2024 tarihli kararının ve bu kararın akabinde Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2025 tarihli kararın, istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 16.07.2025 tarihli kararının Anayasa’nın 36. ve 5271 sayılı Kanun'un 3, 278-284. maddeleriyle belirlenen görev kurallarına aykırı bulunmakla; görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olup hukuka açık ve ağır aykırılık oluşturması sebebiyle hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da “…Bölge Adliye Mahkemelerinin kural olarak bir ıslah mahkemesi oldukları, bir bozma mahkemesi olan Yargıtay gibi davranamayacağı, bozma kararı verilebilecek hallerin davanın esasına ilişkin olmadığı, bu mahkemelerce iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetki kullanılarak bozma kararları verildiğinin bilinen bir gerçeklik olduğu” tespitlerine yer verilerek; "Bölge Adliye Mahkemelerinin kanuni dayanağı bulunmayan (CMK’nın 280/1-e, f maddesi hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilecek kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılık taşımaları sebebiyle hükümsüz sayılmaları gerekeceğine…” içtihat edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanunun 280/1-2. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesinden sonra Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli kararı ile ilgili olarak istinaf kanun yolu denetimi yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.