Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3509 E. 2026/5676 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3509
- Karar No
- 2026/5676
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2971 E. - 2026/200 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ek karara yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hükümlü hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli, 2019/464 Esas, 2019/1482 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar 28.06.2019 tarihinde kesinleşmiş, hükümlü 23.10.2018 tarihinde para cezasını infazen yerine getirmiş, 06.10.2025 tarihli dilekçe ile "memnu hakların iadesi" talebinde bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2025 tarihli, 2016/116 Esas, 2018/136 Karar sayılı ek kararı ile "karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hükümlü müdafinin istinaf başvurusunun kabulü üzerine hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; memnu hakların iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR 5237 sayılı Kanunda hak yoksunluğu 53. maddede düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanunun 53/3. maddesi uyarınca hak yoksunlukları (aynı maddede gösterilen istisnalar hariç) kural olarak cezanın tümü ile infaz edilmesi ile ortadan kalkar. Yeni Türk Ceza Kanunu süresiz hak yoksunluğu öngörmediği ve kural olarak cezanın infazıyla sınırlı bir hak yoksunluğu kabul ettiği için, yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumuna da yer vermemiştir. 5237 sayılı Kanunun 53. madde gerekçesinde açıkça “Bu sistemde süresiz bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için yasaklanmış hakların geri verilmesinden artık söz edilemeyecektir.” açıklamasına yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun ile benimsenen yaptırım teorisi yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunu kabul etmemiştir.
Yasa koyucu tarafından süresiz hak yoksunluklarının ortadan kaldırılabilmesi amacıyla 5352 sayılı Kanuna 06.12.20 06... sayılı yasa ile 13/A maddesi eklenerek, kişilerin mahkûmiyete bağlı hak yoksunluklarının giderilmesine imkan sağlanmıştır.
Anayasa ve özel kanunlardaki ceza mahkûmiyetine bağlı süresiz hak yoksunluğu içeren hükümlerin yürürlükten kaldırılmaması ve 5237 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 5352 sayılı yasaya 13/A maddenin eklenmesi karşısında Anayasa ve özel kanunlardaki ceza mahkûmiyetine bağlı süresiz hak yoksunlukları yönünden 13/A maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı verilmesi gerekir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla geri verilecek haklar, belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağlı olarak yoksun kalınan haklar ve ehliyetsizliklerdir. 5237 sayılı Kanun dışındaki diğer bütün kanunlardan ve Anayasadan kaynaklanan yoksunluklar için söz konusu olabilecektir. Yasaklanmış hakların iadesine ilişkin taleplerin, “hükümlünün yasaklanmış hakkı bulunmadığından veya yeni Türk Ceza Kanunun'da yasaklanmış hakların iadesinin düzenlenmemiş olması gerekçesiyle talebin reddine veya karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi hukuka uygun değildir. Yasaklanmış hakların iadesine karar verilebilmesi için mahkûmiyet kararında mutlaka bir hakkın kullanımının yasaklanmış olması gerekli değildir. Mahkûmiyetin sonucu olarak özel kanunlardaki bir kısım hak yoksunlukları ortaya çıkıyorsa yasaklanmış hakların iadesi kararı verilmelidir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen 13/A maddesi gereği memnu hakların iadesi talebinde bulunabilmek için üç şart aranmaktadır. 1. Mahkûm olunan mahkumiyet hükmünde yer alan tüm ceza süresinin infaz edilmesi, 2. Cezasının infazından itibaren 3 yıllık bir sürenin geçmiş olması, 3. Cezanın infazından başlamak ve cezanın infazından sonra geçirilmesi gereken üç yıllık süre de dahil olmak üzere bu süre içerisinde hükümlünün yeni bir suç işlememesi ve yaşamını “iyi halli” olarak sürdürdüğüne dair mahkemede kanaat oluşması gerekir. Somut olayda hükümlü hakkında Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2018 tarihli, 2016/116 Esas, 2018/136 Karar sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 65/4, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar 28.06.2019 tarihinde kesinleşmiş, 23.10.2018 tarihinde infaz edilmiş sayılmıştır. Hükümlü müdafii daha sonra yasaklanmış hakların iade talebinde bulunmuş hükmü veren Demre Asliye Ceza Mahkemesi 07.10.2025 tarihli, 2016/116 Esas, 2018/136 Karar sayılı karar ile sanık hakkında hak yoksunluğuna ilişkin karar bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş, hükümlü müdafinin istinaf başvurusu kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmünün infaz tarihinin 23.10.2018 olduğu, üç yıllık süre içerisinde 10.07.2019 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle Demre Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/13 Esas sayılı dosyasında yargılanarak mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın hayatını iyi halli sürdürdüğü hususunda kanaat oluşmadığı gerekçesi ile hükümlü müdafinin 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddesi uyarınca memnu haklarının iadesi talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.02.2026 tarihli ve 2025/2971 Esas, 2026/200 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.