Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4028 E. 2025/3904 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4028
Karar No
2025/3904
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/486 E., 2017/1957 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kusur durumuna ilişkin olarak alınan raporun yeterli olmadığına, kusur durumunun hatalı değerlendirildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmediğine, kazanın meydana gelmesinde ölenin kusurlu olduğu, cezanın alt sınırından uzaklaşılarak üst sınıra şekilde tayininin adil olmadığına; katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; ölenin kusurlu olmadığına, sanığın tam kusurlu olduğuna, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:15 sıralarında sanık ... idaresindeki kamyoneti ile meskun mahal dışında, bölünmüş, 10.5 metre genişliğinde, 3 şeritli, düz, eğimsiz, asfalt ve kuru zeminli yolda kaplama yolda Edremit istikametinden Çanakkale istikametine seyir halinde iken aracının sol ön ve tampon kısmıyla; seyir istikametine göre sol tarafından gelerek yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçiş yapan yaya ...'a çarpması neticesinde ölümüne sebep olduğu olayda, asli kusurlu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, sanığın asli kusurlu olarak neden olduğu kazada taksire dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel cezanın tayini gerektiği halde alt sınırdan ceza takdir edilmesi nedeniyle, duruşma açılarak yapılan yargılamada, asli kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesinin 2 numaralı hüküm fıkrasının 3. paragrafında yer alan 'TCK'nın 50/1-a maddesi" ibaresinin "TCK'nın 50/4-1.a maddesi uyarınca" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4028, K. 2025/3904, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4028-e-2025-3904-k-27b328b6ab2c