Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10168 E. 2025/3739 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10168
Karar No
2025/3739
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3 E., 2020/432 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, yakama, adli kontrol, arama, el koyma nedenleriyle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 1.500,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkili hakkında hukuka aykırı şekilde yakalama, gözaltı, adli kontrol, arama ve el koyma tedbiri uygulandığını, bir kısım materyallere el konulduğunu ve iade edilmediğinden zararı bulunduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen taleplerini değerlendirilmediğini, maddi tazminatın kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/573 Esas- 2019/69 karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2016 - 14.08.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın 13.03.2019 tarihinde davacı asile tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar tayin ve tespiti edildiğinden, tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle dijital materyallerine el konulmasına rağmen teslim edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10168, K. 2025/3739, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10168-e-2025-3739-k-3074a2e21bbc