Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/977 E. 2026/4413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/977
- Karar No
- 2026/4413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/560 E., 2023/911 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/475 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve (son) bentleri, 158 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 642,500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2022/560 Esas, 2023/911 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 06.11.2023, 14.11.2023 tarihli ek kararları ile sanık ... ve müdafileri ile sanık ... müdafilerinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddine, eski hale getirme ve infazın durdurulması taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 42/1 maddesine göre karar verme yetkisi süresi içinde usul işlemi yapılsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir hükmü gereğince karar verme mercii Yargıtay ilgili Ceza Dairesine ait olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 4.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarih ve ... sayılı kararı ile temyiz istemlerinin reddi ile ek kararların onanmasına karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 06.11.2024 tarih ve ... sayı ile; "...Yoklukta verilen kararın sanıklar müdafiinden başka sanıklara da ayrıca tebliğ edilmemiş olması ve sanık ... müdafiinin temyiz isteminde bulunmaması, sanık ... müdafiinin ise yasal sürede temyiz yoluna başvurmama şeklindeki kusurlu davranışının eski hâle getirme nedeni sayılarak sanık ...'a gerekçeli kararın tebliğinden sonra yeni müdafiinin verdiği 26.02.2024 temyiz dilekçesi ile sanık ...'nin öğrenme üzerine kendisi ve müdafiilerinin verdiği temyiz dilekçelerinin süresine olduğunun kabulü ile dosyanın esastan incelenmesi gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 6.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli, 2024/5849 Esas,2024/15909 Karar sayılı kararıyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 7.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli, 2025/11-86 Esas, 2025/472 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 3124-9390 sayılı sayılı temyiz istemlerinin reddi ile ek kararların onanması kararının kaldırılmasına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edilerek Özel Dairenin kararının kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle sanıklar hakkında verilen cezaların infazlarının durdurulmasına ve sanıkların tahliyelerine, temyiz incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; gerekçeli kararın ayrıca sanığa da tebliğinin gerektiğine, sübuta, ...'ın aşama beyanlarının çelişkili olup atfı cürüm niteliğinde bulunduğuna, teşhis işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ... ve müdafilerinin temyiz isteği, gerekçeli kararı sanığa ve diğer müdafilerine de tebliğ edilmesi gerektiğine, sübuta, ... tarafından atfı cürümde bulunulduğuna, TCK'nın 158/3. Maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii atanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında sanıkların yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ıncı maddesi gereğince de Yerel Mahkemece resen bir müdafii tayin edilmediği anlaşılmakla,sanığa isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıklara müdafi atanması ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.