Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11077 E. 2026/11241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11077
Karar No
2026/11241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1027 E., 2018/327 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ret, bozma

I. Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/1027 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarları ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu hükmün temyizi mümkün olmadığından; sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/1027 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluklarında verilip tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 20.03.2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; Dairemizin 23.01.2024 tarih ve 2021/204 84... /1264 Karar sayılı ilamıyla hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa yapılan meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceklerine ilişkin ihtarlı gerekçeli kararın tebliğinden sonra sanığın temyiz sebebi içermeyen 24.06.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

III- Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "haksız şekilde yüksek ceza verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmış ise de, esas hakkında savunması alınırken müdafiinin huzurunda ifade vermesi gerektiği gözetilmeden, 20.02.2018 tarihli duruşmada müdafisi olmadan savunması alındıktan sonra yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/11077, K. 2026/11241, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-11077-e-2026-11241-k-9aa727190874