Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7963 E. 2026/11701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7963
- Karar No
- 2026/11701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2709 E., 2024/336 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek kararın onanması, onama
I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 21.02.2024 tarihli ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 21.02.2024 tarihli ve 2023/2709 Esas, 2024/336 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-d maddesinde yer verilen; "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2023/2709 Esas, 2024/336 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
III. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "dava sürecindeki samimi ikrarı ve mal zararını karşılama talebi göz önünde bulundurmadan hakkında takdiri indirim uygulanmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2. maddesini uygulayacak şekilde suça iştirak oluşmadığına, mal zararını ceza evinde olmasından dolayı maddi olanakları oluşmadığından karşılayamadığına, basit hırsızlık uyarınca uzlaşma uygulanması halinde katılanın mal zararını karşılamasının mümkün olduğuna, cezanın gelecekteki yaşantısını daha fazla etkilememesi için dosyanın bozulmasını ya da uzlaşma kapsamına alınarak düşürülmesini talep ettiğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın suçunu ikrar ederek olayın aydınlatılmasına yardımcı olduğuna, samimi beyanlarda bulunarak pişmanlığını gösterdiğine, bu hususun göz önüne alınarak takdiri indirim uygulanması gerektiğine, sanığın sabıkalı olması nedeniyle başka hususlar değerlendirilmeden takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığının belirtilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine, eksik inceleme ile hatalı olarak karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.