Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/2344 E. 2026/11702 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2344
- Karar No
- 2026/11702
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/260 E. 2024/540 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyizinin, suçlamaları kabul etmediğine, sanık ... müdafiinin temyizinin, İlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın usulüne uygun yapılmadığına, delillerin duruşmada değerlendirilmediğine, gerekçeli kararda deliller kısımda CD izleme tutanağından bahsedilmekte ise de yargılamanın hiçbir aşamasında sanıklara bu delillerin gösterilmediğine, kamera kaydında olan kişilerin kim olduğunun sorulmadığına, CMK madde 216 delillerin tartışılması hükmü göz ardı edilerek hüküm kurulduğuna, sanık ... ile ilgili yargılamanın 01.01.2018 yılında başladığına, sanığın bu tarihten son celseye kadar her duruşmaya katıldığına ve duruşmada istikrarlı olarak suça konu eşyaları çöp konteynırının yanına bulduklarını savunduğu, sanığın hurdacılık yaparak geçimini sağlamakta olduğuna çöpün yanında bulunan hurda olduğunu düşündüğü eşyaları alıp sattığına, sanığın hırsızlık kastı bulunmadığına, suça konu eşyaların zilyedi belli olmadığı için ve eşyalar çöpün yanından bulunduğu için hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, Yargılamanın 20.02.2018 duruşmasında tanık ...'in "olay yerinde ... ile ...'ü gördüm ancak ben bu sanıkların bizzat deponun kilidini kırıp, depodan mal boşalttıklarını görmedim" şeklinde beyanda bulunduğuna, olay yerinde bulunan ... "... beni aradı.biraz hurda varmış benim kamyonete yükleyip hurdacıya götürmek istediler bende gittim ... spor salonundan 20-30 m yukarıda çöp konteynirının yanında 6-7 çuval içerisinde hurda bulunan malzemeyi kamyonete yükledik, hurdacıya gittik" şeklinde ifade verdiğine, İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının deliller kısmında sadece Tanık ... ... ifadelerine yer verilmiş olduğuna, suça ilişkin hiçbir görgüsünün olmadığına, sadece bu tanığın beyanlarına dayanılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın çöpün yanında gördüğü suça konu malzemeleri almasının hırsızlık suçuna vücut vermeyeceğine, müşteki kurumun deposunun kapısının kırık olması nedeniyle sanığın bu kapıyı kırıp suça konu eşyaları aldığı çıkarımının yapılmasının tamamen şüpheye dayalı, somut delil olmaksızın varsayımlarla sanığa ceza verildiğini gösterdiğine, sanık ...'ün temyizinin, açılan davanın usulsüz asılsız ve gerçeği yansıtmadığına suçlamaları kabul etmediğine kararın mağduriyetine sebep olduğuna, sanık ... müdafiinin temyizinin, sanık ...'ın eyleminin hırsızlık olarak değerlendirilemeyeceğine, sanık ...'ın çöp konteynırının yanına bırakılan içinde bozuk, hurda su sayaçlarının olduğu çuvalları aldığına, çöp konteynırının yanına bırakılan çuvalların içindeki sayaçların işe yaramayacak, çöpe atılmak üzere oraya bırakıldığını düşünen sanık ...'ın bu amaç ve saikle çuvalları aldığına, olayda suç işleme kastı bulunmadığına, müşteki kurumun kusuru ve ihmali bulunduğuna, yerel mahkemenin hüküm kurarken bina inçinde muahafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanığa ceza verdiğine, çöp konteynırının yanından alınan materyallerin bina içinden eşya alınmak suretiyle hırsızlık olarak değerlendirilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna, yerel mahkemenin sanık ...'a ceza taktir ettikten sonra sanık lehine olan indirim hükümlerini uygulamadığına, erteleme kararı vermediğine ve HAGB hükümlerini uygulamadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin ve sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sonrası yapılan yargılama gideri bozma lehe olduğundan, Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına ve kararda belirtilen bozma öncesi yapılan yargılama gideri açısından, her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise payları oranında kendilerinden alınarak tahsiline” karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.