Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/7209 E. 2026/11639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/7209
- Karar No
- 2026/11639
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/168 E., 2021/923 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'un temyiz isteminin; ''Şikâyetçinin zararını karşılamak istediğine'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Yerel mahkemenin hırsızlık olayını keşif marifetiyle her ne kadar nitelikli hal kabul ederek ceza kanununun 142/2-h fıkrası üzerinden değerlendirmişse de hırsızlık olayının bina içinde muhafaza altına alınmış eşya olarak değil de temel madde 141 esas alınarak ceza tayinini talep ettiklerine, sanıkla cezaevinde görüşmeleri sonucunda kendisinin zararı ödemek istediğine ancak netice alamadıklarına ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiklerine'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Tüm yargılama boyunca sanığın yargıyı oyalamadan yanıltmadan, delilleri karartmadan, her şeyi açıkladığına, buna rağmen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamadığına, bunun sanık için büyük bir hak kaybı olduğuna, ceza miktarının üst sınırdan belirlenmesinin bozma nedeni olduğuna ve sanığın beraatini talep ettiklerine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 1-Anayasa'nın 1 41... sayılı Kanun'un 34, 2 30... . maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkân verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu kabul edilen eylemleri, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden, 06.12.2017 tarihli ve mahkeme tarafından zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilen eylemlere yönelik yazılı şekilde gerekçesiz karar verilmesi, 2-Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'un zorunlu müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3-Sanık ...'dan son sözleri sorulduktan sonra sanık ... müdafiine söz hakkı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için İncesu Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.