Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6939 E. 2026/11642 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6939
Karar No
2026/11642
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1745 E, 2022/3612 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, içeriği reddedilen olay yeri tespit tutanağının imzacılarının mutlaka duruşmada dinlenilmesi gerektiğine, sanığın tutarlı beyanlarına itibar edilmemesinin gerekçesinin dosya içeriği ile uyuşmadığına, sanık hakkındaki lehe hükümlerin uygulanmasını ve beraatine karar verilmesini talep ettiklerine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-12.11.2019 tarihli tutanağa göre saat 00:10 sıralarında devriye görevi esnasında kolluk görevlileri tarafından sanığın yanında bulunduğu aracın sağ ön koltuk ve arka koltuklar üzerinde istiflenmiş halde, ayrıca bagaj kapağı açık, içerisinde kablolar sarktığının görülmesi üzerine sanığa araç içerisinde bulunan eşyaları nereden aldığı sorulduğunda suça konu eşyaları çaldığı yeri tarif etmesi üzerine araçta bulunan malzemelerin şikâyetçinin aynı tarihli beyanına göre eksiksiz olarak iadesinin sağlanması ve şikâyetçinin de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğini beyan etmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 12.11.2019 tarihli tutanağa göre hırsızlık eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6939, K. 2026/11642, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6939-e-2026-11642-k-89cb0a20da88