Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/8121 E. 2026/11630 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/8121
- Karar No
- 2026/11630
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/2555 E., 2023/2083 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/2555 Esas, 2023/2083 Karar sayılı kararının sanık müdafiine tebliğ edildiği ancak sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine bulunduğu cezaevi aracılığıyla göndermiş olduğu temyiz istemine dair dilekçelerin süresinde olduğu kabul edilerek Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, ''TCK'nın 32. maddesi gereğince cezasından indirim yapılmadığına, yasal haklarını bilmediğine, hakkındaki hükmün bozulmasını, lehine olan ev hapsine çevrilmesini talep ettiğine'' sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın yargılamanın her aşamasında hiçbir çelişki ve şüpheye yer vermeyen samimi beyanlarda bulunarak üzerine atılı bulunan suçu işlemediğini beyan ettiğine, sanığın beyanlarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunda, olay yerine ait kamera görüntüleri ile sanığın fotoğrafları arasında mukayese yapılmış olup bilirkişice düzenlenen rapora göre görüntülerdeki kişinin sanık olmadığının tespit edildiğine, yine hırsızlık suçunun gerçekleştiği mahalde sanığa ait vücut izi tespit edilemediği gibi, sanığı teşhis eden herhangi bir şahıs da bulunmadığına, sanığa ait HTS kayıtları incelenmiş olup bu inceleme sonucunda olay saatinde olay yerinde olmadığının da kanıtlandığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanması ve beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın hüküm tarihinde ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak istemediği de gözetilmeden hükmün açıklandığı 30.03.2022 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.