Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2147 E. 2026/8613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2147
- Karar No
- 2026/8613
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/203 E., 2013/570 K.
Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2011/203 Esas, 2013/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve iftira suçlarından, yargılama şartının ortadan kalktığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 08.01.2014 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.03.2026 tarihli ve 2025/21258 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2026 tarihli ve KYB-2026/37226 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2026 tarihli ve KYB-2026/37226 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, anılan mahkemenin kararıyla sanığın, iadesinden sonra iade edildiği suç dışındaki suçlarla ilgili yargılama yapılabilmesi için iade eden ülkenin muvafakatinin gerektiği, Almanya Devleti tarafından söz konusu dava için muvafakat verilmediği gerekçeleriyle kovuşturma şartı bulunmadığından davanın düşmesine karar verilmiş ise de Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca sanığın iade edildiği suçun infazından ve nihai olarak serbestisine kavuştuktan sonra 45 gün geçmesine rağmen, iade edildiği ülkemizi terk etmemesi halinde muvafakat talebine ihtiyaç duyulmaksızın, iadesinden önce işlemiş olduğu suçlardan dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılabileceği, dolayısıyla yargılama şartının gerçekleşebileceği, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gerektiği cihetle, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Ülkemizin ve Almanya Federal Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'nin (SİDAS), "Hususîlik Kaîdesi" başlıklı 14. maddesi; "1) İade edilen şahıs iadeden evvel ika ettiği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemeyeceği gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tevkif edilemez ve kezalik herhangi bir surette hürriyeti kısılamaz. Aşağıdaki haller müstesnadır. a) İade eden tarafın buna muvafakat etmesi. Muvafakati istihsal için bir talepte bulunulacak ve buna 12 inci maddede mezkûr belgeler ile iade edilen şahsın suçu mütaallik olarak yaptığı beyanın zaptı eklenecektir. Muvafakat ancak şahsın talep edilmesine sebep olan suçun bizatihi bu Sözleşmeye göre iadeyi icap ettirmesi halinde gösterilir. b) İade edilen şahsın, nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkân olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde. 2) Bununla beraber iadeyi talep eden taraf, gerek bu şahsı memleketinden çıkarmak gerek-gıyap yoluyla muhakeme usulüne müracaat dâhil olmak üzere- Mevzuatına göre müruruzamanı kesmek gayesiyle lüzumlu göreceği diğer tedbirleri ittihaz edebilir. 3) Suç addolunan fiilin evsafı takibat esnasında değişmişse, iade edilen şahıs hakkında ancak yeniden tavsif edilen suçun unsurları iadeyi icap ettiriyorsa, takibat ve muhakeme yapılabilir." Şeklindedir.
2. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu'nun, "Türkiye'nin iade talepleri ve şartları" başlıklı 22. maddesinde; "(1) Soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da verilen mahkûmiyet kararlarının infazı amacıyla yabancı bir ülkede bulunan ve hakkında yakalama emri veya tutuklama kararı verilen kişinin Türkiye’ye iadesi, adlî merciler tarafından istenebilir. (2) Üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kişinin iadesi talep edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinde bulunulabilmesi için hükmolunan hapis cezasının en az dört ay olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir. (3) Merkezî Makam tarafından uygun görülmesi hâlinde talep, yabancı devlete gönderilir. Ancak, aşağıdaki durumlarda Merkezî Makam iade talebini yabancı devlete göndermeden reddedebilir: a) Talebin, iade için gerekli şartları taşımaması. b) Ceza infaz kurumlarında geçirilecek süre dikkate alındığında, iade yoluna başvurulmasının kişi yararı ve kamu yararı arasında açık bir orantısızlığa sebep olması. c) Türkiye’nin millî güvenliğinin veya uluslararası ilişkilerinin zarar görme ihtimalinin bulunması. (4) Türkiye’ye iadesine karar verilen kişinin üçüncü ülkelerden transit geçişi ve teslim konusunda, uygun olduğu ölçüde 20 nci ve 21 inci maddelerde yer alan hükümler uygulanır." Denilmektedir. 3. Sanık hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2011 tarihli ve 2010/3728 Soruşturma, 2011/1606 Esas sayılı iddianamesi ile resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve iftira suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/203 Esas sırasında devam eden yargılaması sırasında; sanığın, farklı bir suç nedeniyle Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından 07.10.2011 tarihinde Türkiye'ye iadesine karar verildiği ve iade kararı kapsamında iş bu dosyaya konu eylemlerinin olmadığının anlaşılması üzerine ilgili ülkeden muvafakat talep edildiği, ancak T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü (Suçlu İadesi ve Hükümlü Nakli Bürosu)nun 28.11.2013 tarihli ve 81016607-4-1- TR-377-2010-8850/105545 sayılı yazısında muvafakat verilmediğinin bildirilmesi karşısında, yargılama şartının gerçekleşmediğinden bahisle, Mahkemenin 12.12.2013 tarihli ve 2011/2 03... /570 Karar sayılı kararı ile davanın düşmesine hükmedildiği belirlenmiştir.
4. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; başka bir ülke tarafından iade edilen kişinin, hususîlik kuralı gereğince talep eden ülkede yalnızca iade kararına dayanak teşkil eden suç veya suçlardan dolayı soruşturulabileceği, kovuşturulabileceği ya da mahkûm olduğu cezasının infaz edilebileceği, kişi iade edildikten sonra iade kararından önce işlenen ve iade kararına konu olmayan başka bir suçunun veya mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşılırsa, bu suç nedeniyle iade eden devletten ayrıca muvafakât alınmadan iade edilen devlette soruşturma veya kovuşturma yapılamayacağı ya da mahkûmiyet hükmünün infaz edilemeyeceği, bununla birlikte iadesi talep edilen hakkında muvafakat verilmemesi halinde ise; her iki ülkenin de taraf olduğu SİDAS'ın 14/1-b. maddesinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yargılama şartının gerçekleşmediğinden bahisle düşme hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2011/203 Esas, 2013/570 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-c. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.