Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1379 E. 2026/8615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1379
- Karar No
- 2026/8615
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/5158 Değişik İş
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2025 tarihli ve 2021/215470 Soruşturma, 2025/10444 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/5158 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.05.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.02.2026 tarihli ve 2025/39670 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26499 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26499 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikâyetinde özetle; müvekkili...sigorta A.Ş.'nin sigortacılık, reasürans, asistans ve finansal hizmetler sektöründe hizmetler verdiği, şüphelilerin yetkilisi olduğu .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yurt dışından getirilecek ürünleri teminat altına almak maksadı ile müvekkille 07/02/2017 tarihinde 0 ... numaralı nakliyat poliçesi ile teminat anlaşması yapılmış olup, 14/02/2017 tarihinde ise şüpheliler tarafından yapılan hasar bildiriminde, .... Gümrük kapısına 300 km kala taşıyıcı ... isimli şirkete ait aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine aracın devrildiğini ve ürünlerin hasara uğradığını gerekçe göstererek poliçe tazmini talep edilmesi nedeniyle de 28/04/2017 tarihli ekspertiz raporu düzenlenmiş olup raporda, sürücünün görsel olarak kazadan etkilenmediği, ürünlerin taşındığı aracın mekanik ve fiziksel olarak taşımaya uygun olmadığını, aracın takografının bulunmadığını, koli ambalajlarının üzerinin incelenmesinde uluslararası standartlarda bulunmadığını, söz konusu parçaların 16 yıl öncesinde Finlandiya ülkesinde üretildiğini, üretimin artık olmadığını şeklindeki tespitlerine istinaden kazanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönünde beyanda bulunduğu hususları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelilerin gerçekte bu şekilde bir sevkiyatları olmamasına rağmen sigorta bedelini almak amacıyla hareket ettiklerini beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin şikayet dilekçesi ekinde yer alan deliller ile şüphelilerin yapılan UYAP araştırmalarında genel olarak benzer eylemlerden kaynaklı eylemlerinin bulunduğu, haklarında benzer şekilde dolandırıcılık ya da hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre, delillerin değerlendirilmesi hususunun mahkemesine ait olduğu hususu da gözetilerek şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ...'in yetkilisi olduğu .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile şikâyetçi şirket arasında, yurt dışından ithal edilecek malların nakliye sırasında teminat altına alınması amacıyla 07.02.2017 tarihli ve 0 ... numaralı nakliyat poliçesinin akdedildiği, poliçe konusu malları taşıyan aracın 14.02.2017 tarihinde Gürcistan ülkesinde kaza yaptığı ve tüm malların kullanılamaz hale geldiği gerekçesiyle şikâyetçi şirketten zararın karşılanmasının talep edildiği, bunun üzerine yapılan araştırmalarda şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek, taşınan malların fiyat ve niteliği hususunda Sigorta Şirketine yalan beyanda bulundukları ve gerçekleşen kazanın da şüpheliler tarafından sigorta bedelini almak amacıyla organize edildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheliler ...hakkındaki Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/512 Esas ile İstanbul 11. Ticaret Mahkemesinin 2018/1020 Esas sayılı dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya fiziken eklenmesi, şikâyetçi şirket nezdinde bulunan kaza dosyasının tamamı ile ... Güvenlik Danışmanlığı ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından düzenlenen 03.04.2017 tarihli Değerlendirme Raporu'nun dosyaya celp edilmesi, gerekli görülmesi halinde iddia konusu olaylara ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...somut olayda şüphelilerin müştekinin inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte eylemlerinin bulunmadığı, müşteki şirketinin fazladan ödenen tazminatla ilgili olarak hukuk mahkemelerine başvurarak iadesini isteyebileceği, bu aşamada dolandırıcılık suçu için yeterli şüpheye ulaşılamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gereken hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, dolandırıcılık suçunun yasal şartlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/5158 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.