Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1108 E. 2026/8612 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1108
Karar No
2026/8612
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/3651 Değişik İş

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2025 tarihli ve 2023/130174 Soruşturma, 2025/17564 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.05.2025 tarihli ve 2025/3651 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.05.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2026 tarihli ve 2025/40139 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17781 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17781 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Soruşturmaya konu somut olayda müştekinin alınan ifadesinde özetle; telefonuna ...dan gelen mesaj ile ... isimli firmaya 7.998,00 Türk lirası, ... üzerinden 748,23 Türk lirası, ... üzerinden 100,00 Türk lirası, ... Mobil Türk lirası yükleme üzerinden üç kez 300,00 Türk lirası olmak üzere 900,00 Türk lirası harcama yapıldığını ve hesabından 9 taksit olarak 11.585,43 Türk lirası nakit avans çekildiğini öğrendiğini, yine ...üzerinden bilgisi ve rızası dışında 70.000,00 Türk lirası kredi çekildiğini ve bu kredi üzerinden 5.000,00, 15.000,00 15.500, 00... ,94 para çekme işlemleri gerçekleştirildiğini, .... hesabından ... firmasına 200,00 Amerikan doları para gönderimi yapıldığını, daha sonra .... ile yaptığı görüşmelerde farklı günlerde ... isimli iş yerinden 2.594,75, 7.427,88, 2.075,80, 1.092,34 Türk lirası, ... üzerinden 166,99 Türk lirası, ....com London üzerinden iki kez 984,25 Türk lirası, .... Holdingten iki kez 4.000,00 Türk lirası ve ... 12.349,00 Türk lirası harcamalar yapıldığını belirterek, bilgi ve rızası dışında hesaplarına erişim saplayıp harcama yapıldığı iddiasıyla şikayetçi olması üzerine; müştekinin bilgisi dışında yapılan işlemlerden söz edilemeyeceği, harcamaların yapıldığı iş yerlerinin bağlı olduğu bankanın yurt dışı kaynaklı oluşu nedeniyle dijital delil elde edilemediği, yurt dışı IP adres kayıtlarının tespitinin yapılamadığı ve bu haliyle şüphelilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı şeklindeki gerekçelerle olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki tarafından dosyaya sunulan .... Genel Müdürlüğüne ibraz edilmiş 14/11/2023 tarihli itiraz formu yazısında, müşteki adına düzenlenmiş kredi kartı ile 13.11.2023 tarihinde .... isimli firmaya 7.998,00 Türk lirası, Trendyol üzerinden 748,23 Türk lirası, Hepsiburada üzerinden 100,00 Türk lirası ve ... Türk lirası yükleme üzerinden üç kez 300,00 Türk lirası olmak üzere toplamda 900,00 Türk lirası harcama yapılmış olduğunun anlaşılması ile ... Genel Müdürlüğünce dosyaya sunulan 10.12.2024 tarihli cevabi yazıda, kart ile yapılan işlemlere dair ürün detayları, slip ve fatura bilgilerinin ilgili firmalardan temin edilmesi gerektiği belirtilerek, söz konusu üye iş yerlerinin iletişim bilgilerinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin belirtilmesi karşısında; öncelikle ilgili bankadan gelen cevabi yazıda iletişim bilgilerin belirtilen üye iş yerlerine müzekkere yazılarak, bahse konu kart ile yapılan harcamaların detaylarının istenmesi, ürün bilgisi, ürün teslim edilen adres bilgisi ve faturalardan hareketle harcamaların kimin adına veya kimin menfaatine gerçekleştirildiğinin tespit edilmeye çalışılması, bu şekilde harcama yapan şahısların tespit edilerek ifadelerine başvurulması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli veya şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Yer bakımından uygulama" başlıklı 8. maddesi;

"(1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır. (2) Suç; a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında, b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla, c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla, d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı, işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır." Şeklindedir. 7. 5271 sayılı Kanun'un "Yetkili mahkeme" başlıklı 12/6. maddesinde; "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiye ait kredi kartlarından bilgi ve rızası dışında harcama yapıldığının, banka hesabından mobil bankacılık yoluyla kredi çekildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; her ne kadar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...İşbankası ve müştekinin 03.05.2024 tarihli kolluk ifadesinden işbankasındaki işlemin yabancı üye işyerinden gerçekleştirilmiş olduğu, harcamanın yapıldığı bu iş yerinin bağlı olduğu bankanın yurt dışı kaynaklı olması, yabancı ülke şirket ve serverlerinin kullanılması nedeniyle dijital delil elde edilmesinin mümkün bulunmadığı, harcama yapılan üye iş yeri ve bankanın yurt dışında olduğu IP adres kayıtları yurtdışı kaynaklı sunucularda tutulduğundan şüpheli/şüphelilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün olmadığı, bu yönüyle eylemin; Türk yargı teşkilatlarının yetki alanı dışında bir başka devlet sınırları içinde gerçekleştiği ve suçun bu şekilde yurt dışında işlenmiş olduğu, TCK 11. ve 12. maddelerine göre şüpheli hakkında yargılamanın ancak şüphelinin Türkiye'de bulunması koşulu ile yapılabileceği, olayın şüphelisinin/şüphelilerinin Türk yargı teşkilatının yetki alanı dışında bulunduğu, bu itibarla Türkiye'de bulunmadığı anlaşılan şüpheli/şüpheliler hakkında yargılama yapılamayacağı, dolayısıyla atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeyle 24.03.2025 tarihli ve 2023/130174 Soruşturma, 2025/17564 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 12/6 ve 5237 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri gereğince, şikâyete konu eylemlerin Türkiye'de işlenmiş sayılacağının kabul edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle ilgili bankalardan gelen cevabi yazılarda iletişim bilgileri belirtilen üye iş yerlerine müzekkere yazılarak, bahse konu kart ile yapılan harcamaların detaylarının istenmesi, ürün bilgisi, ürün teslim edilen adres bilgisi ve faturalardan hareketle harcamaların kimin adına veya kimin menfaatine gerçekleştirildiğinin tespit edilmeye çalışılması, bu şekilde harcama yapan kişi/kişilerin tespiti halinde şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, şikâyetçi tarafından ibraz edilmesi halinde suç tarihinde kullandığı cep telefonu üzerinde mobil bankacılık uygulamasının yüklü olup olmadığının, telefonda bu uygulamaya müdahale edebilecek nitelikte korsan bir yazılım bulunup bulunmadığının belirlenmeye çalışılması, gerekli görülmesi halinde bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.05.2025 tarihli ve 2025/3651 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1108, K. 2026/8612, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1108-e-2026-8612-k-720594540801