Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1382 E. 2026/8620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1382
Karar No
2026/8620
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/5142 Değişik İş ŞÜPHELİ : Meçhul SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.02.2026 tarihli ve 2025/39380 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26577 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB-2026/26577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar ile; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2017/36998 esas, 2018/89445 karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Sanığın, daha önceden tanıdığı olan katılanlar ile farklı tarihlerde görüşerek, bankada bir tanıdığı olduğunu, bu kişiden aldığı tüyolar ile borsada çok para kazandığını, kendisine para vermeleri halinde katılanlarında yüksek kazanç sağlayabileceğini söyleyerek katılanların inanmasını sağladığı, ayrıca bir kısım katılana ise önce kar payı adı altında cüzi ödemelerde bulunarak, bu katılanların kendisine daha fazla para vermelerini sağladığı, bu kapsamda farklı tarihler de parça parça olmak üzere katılan Rıdvan'dan toplam 68.000 TL, katılan ...'dan toplam 15.000 TL, katılan ...’tan toplam 48,000 TL, katılan ....’den toplam 6,500 TL, katılan Belgin’den toplam 35.000 TL, katılan ....’den ise tek seferde 1.500 TL aldığı, ancak daha sonra kendisinin de bankadaki arkadaşı tarafından dolandırıldığını belirterek katılanlardan aldığı parayı geri vermediği, bu surette sanığın hileli eylemlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle her bir katılana yönelik ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği ... " şeklinde belirtildiği üzere,

Dosya kapsamına göre, müştekiyi kendini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtan kişilerin aradığı, müştekinin güvenini kazandıkları, parasını değerlendirilecekleri yönünde müştekiyi ikna ettikleri, müştekinin farklı tarihlerde farklı miktarlarda çeşitli hesaplara para yatırdığı, ancak sonrasında şüphelilerin aldığı paraları müştekiye iade etmedikleri şeklinde gerçekleştiği iddia edilen somut olay nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda, basit yalan ve bu yalan nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; şüphelilerin kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile beyanlarının alınması, banka aracılığı ile gerçekleşen söz konusu para gönderme işlemlerinin akıbetinin araştırılması, şüphelilerin aynı ya da başka bir şekilde başkalarına karşı da benzer eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, bu suretle ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

İncelenen dosya içeriğine göre; şüpheli hakkında verilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve 2024/278362 Soruşturma, 2025/32351 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, şikâyetçiye tebliğine ilişkin tebligat mazbatasının dosya içerisinde ve UYAP sistemi üzerinde görülemediği, bu haliyle dosyanın kanun yararına bozma talebini incelemeye elverişli olmadığı anlaşılmakla; tebliğ mazbatasının, gerekli görülmesi halinde İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinden de sorulmak suretiyle temin edilmesi hususunda gereğinin yerine getirilmesi bakımından soruşturma dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 05.10.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1382, K. 2026/8620, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1382-e-2026-8620-k-c316fa810286