Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31819 E. 2026/3405 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31819
- Karar No
- 2026/3405
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/149 E., 2016/81 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/15-1398 Esas, 2013/112 Karar ve 02.04.2013 tarihli kararına göre muskanın dinsel-büyüsel güç atfedilen bir unsur sayılması ve menfaat temini amacıyla muska yazma eyleminin TCK'nın 158/1-a maddesi kapsamında kabul edilmesi dikkate alındığında ve ayrıca 677 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun oluşabilmesi için aranan mutat meşgale ve bu sıfatla tanınma koşulları somut olayda net bir biçimde ispatlanamadığından Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/512-623 sayılı kararının suç tarihinden önce kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı, ancak aynı Mahkemenin 2008/418-708 sayılı 09.05.2012 kesinleşme tarihli kararının tekerrüre esas alınabileceğinin göz ardı edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafın çıkarılması ve yerine ''Sanığın Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/418-708 sayılı kararı tekerrüre esas olduğundan TCK'nun 58. maddesi gereğince sanığın 1. kez mükerrir sayılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak. oy birliğiyle. DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.